Tesla Anlaşılamamış Dahi - 07

Total number of words is 3843
Total number of unique words is 2213
26.3 of words are in the 2000 most common words
38.4 of words are in the 5000 most common words
44.6 of words are in the 8000 most common words
Each bar represents the percentage of words per 1000 most common words.
Mucidi başıyla selamladı ve dikkatini tekrar müziğe yöneltti. Tabii ya. Gözleri ve gözü pek zekası babasınınkilerle aynıydı. Onu neredeyse siyah bir puro içerken hayal edebiliyordu. Johnson kızcağızın ona abayı yakmış olduğunu söylemişti. Eğer bu doğruysa, kız açık etmemek için oldukça kararlı davranıyordu. Kız okullarında olgunlaşan duruşu Tesla'yı etkilemişti. Çok zengin ve buna rağmen tatlıydı da.
Ama ne yazık ki inci küpeler takıyordu; Tesla neredeyse dişlerini gıcırdatmaya başlayacaktı. Onunla konuşmak için can atıyordu ama inciler bunu olanaksız kılıyordu. Belki Robert ona gelecekte bir ipucu verme nezaketinde bulunurdu. Elisabeth Malbury'ye sorarsanız Anne o kadar el bebek, gül bebek büyütülmüştü ki hep bir çocuk olarak kalmıştı. Ama Tesla'nın da bu konuda söyleyecek bir şeyleri vardı. Ona göre genç kız pek yakında kozasını yırtacak gibi duruyordu. Dönüşümünü izlemek gerçekten de ilginç bir şey olurdu.
Anladığı kadarıyla, J. Pierpont Morgan'ın kızı ile evlenmek için hemen bir atılımda bulunmazsa Johnsonlar kendisine rahat yüzü göstermeyeceklerdi. Paraya ihtiyacı olan bir mucit olarak durumun hassasiyetinin farkındaydı. Kendisine sırılsıklam aşık olan bu genç kadına cesaret verecek bir harekette bulunmamalıydı, bununla birlikte duygularını incitmemek için son derece diplomatik davranması gerektiğinin de farkındaydı.
Müzik biter bitmez hemen dikkatleri üzerine topladı. Son zamanlarda partilerde çevresi kuşatılıveriyordu. Tann vergisi bir hitabet yeteneğine sahip bu dahi ile konuşmak insanlar için oldukça cazip bir olaydı. Zengin insanların bilimsel eleştiriler getirmek gibi bir niyetleri yoktu, Tesla da buna karşılık onların sıkıntılarını dağıtıyor ve bu arada fantezilerinin uçuşmasının tadını çıkarıyordu.
O akşam çevresindekilerden izin istedi ve açık kalpliliğine hayran olduğu Marguerite'in yanına gitti. Performansı nedeniyle onu tebrik ettikten sonra patavatsızca, "Söyler misiniz bayan, neden siz de diğer hanımlar gibi elmaslar ya da başka mücevherler takmıyorsunuz?" diye sordu.
"Bunun pek de bir tercih meselesi olduğunu söyleyemeyeceğim" diye karşılık verdi Margueritte, "ama doğrusu elmas alacak kadar param olsaydı da onu başka şeyler için harcamayı tercih ederdim yine de."
İlgiyle, "Peki paranız olsa nasıl harcardınız?" diye sordu Tesla.
"Kırlarda bir ev almayı isterdim, gerçi banliyölerden işe gidip gelmek pek de işime gelmezdi ama..."
Tesla samimiyetle gülümsüyordu. Mücevher istemeyen bu yetenekli ve büyüleyici kadına bayılıyordu. Kendisi de hiçbir zaman tek bir kravat iğnesi ya da köstekli saat takmış değildi.
"Ah, Bayan Merrington, milyonlarımı almaya başladığım zaman bu sorunu kökünden halledeceğim. Burada New York'ta büyük bir arsa alacağım, orada sizin için bir villa inşa ettireceğim ve çevresine ağaçlar diktireceğim. Bu sayede hem bir kır evinde oturuyor olacaksınız, hem de şehri terk etmek zorunda kalmayacaksınız."
Margueritte gülüyor ve içten içe bunun bir teklif olup olmadığını düşünüyordu. Ama Tesla bunları sadece laklak etmek için de söylemiş olabilirdi.
Mucidin yakın arkadaşlarından birinin söylediklerine bakılırsa, Margueritte sonradan Tesla'ya dokunabilmiş olan tek kadın olduğunu iddia edecekti. Arkadaşı buna pek de canı gönülden inanamamıştı. Tesla'nın Marguerite ya da herhangi bir kadınla yakın bir ilişkiye girdiğini gösteren hiçbir kayda rastlanmamıştır. Aynı sırdaş Anne Morgan'ın da kendisini Tesla'nın "kollarına attığını" söylüyordu. Ama ikisinin arasında da arkadaşlıktan öte bir ilişki olduğunu gösteren herhangi bir kanıt bulunamamıştır. Her ikisi de paralel yaşam tarzları seçmişlerdi. Anne kendi payına hayat dolu ve önemli bir kadın olmuştu. Adı birkaç ünlü erkekle beraber anıldıysa da, asla evlenmedi.
Toplumsal borçlarını ödemek için Tesla da New York "400"üne ve diğer daha önemsiz ölümlülere ziyafetler veriyordu. Hazırlanması ile bizzat ilgilendiği masalarda sadece kuş sütü eksik oluyordu. Hiçbir harcamadan kaçınılmıyordu ve avamdan tek bir kişi dahi davet edilmiyordu.
Böyle günlerin sonunda misafirlere tatlı olarak laboratuva-rında düzenlediği özel cambazlıklarını sunuyordu. Ertesi gün de gazetelerde en yeni kerametleri ile boy gösteriyordu. Bu gösterilere davet edilmeyen meslektaşlarını sinir etmek için bundan iyi bir oyun da düşünülemezdi hani.
Yine de hala kadınlara karşı ilgisizliği ağızdan ağıza yayılmaya devam ediyordu. Bir gün Fransız bir meslektaşı ile Paris'teki Cafe de la Paix'de otururken efsanevi Sarah Bernhart'ın da üyesi olduğu bir tiyatro topluluğu yakınlarında belirmişti. Aktris cilveli bir şekilde mendilini düşürüvermişti. Ani bir hareketle öne atılacak, yerdeki mendili sahibesine iade ettikten sonra Fransız bilim insanının hayret dolu bakışları arasında elektrik üzerine giriştikleri tartışmaya kaldıkları yerden devam edecekti.
İngiltere'de yayımlanmakta olan bir bilim dergisi Electrical Review'de dahi kendisini paylayan uzun bir yazı yayınlanacaktı: "Mr. Tesla, Venüs'ün oğlu şehvet tanrısı Cupid'in oklarından kendisini kurtarabilir ama bizim kuşkularımız devam edecektir. Biz kendisine hayranız ve bir gün onun da doğru yolu bulacağından eminiz. Kadınlara duyduğumuz güven bir gün onun da karşısına talihini döndürecek bir hanımefendinin çıkacağına inanmamızı sağlıyor; onun her açıdan hassas duygularına olduğu kadar dehasına da uygun bu hanımefendinin karşısında bir gece vakti saat ikide nerede olduğunu açıklamaya çalışırken düşünebiliriz Tesla'yı... Bu sıra dişiliğin nedeni her ne olursa olsun, bu durumun ortadan kalkacağını ve genel olarak bilimin, özelde de Mr. Tesla'nın, böyle bir evliliğin sonucunda daha da zenginleşeceğini umuyoruz."
Abesle iştigal eden bu yazıyı kaleme alan işgüzar elbette ki kehanetinin gerçekleştiğini hiçbir zaman göremeyecekti. Ama Tesla'nın bilim ve teknoloji hayatının zenginleşmesi dileği sonuçta onu hayal kırıklığına da uğratmayacaktı çünkü Tesla zaten baştan aşağı sıra dışı olan kariyerinin en sıra dışı dönemlerinden birisine girmek üzereydi.
Tesla'nın talihini açacak bu olayın ilk belirtisi George Wes-tinghouse ile bir telefon görüşmesi yapacak olmasıydı. Şaşırtıcı olduğu kadar harika haberleri vardı Westinghouse'un. Tesla bavullarını apar topar hazırlayıp Niagara Çağlayanı'na giden ilk trene atlayacaktı.

9. ALT YOL, ÜST YOL
Kısa bir döneme neredeyse 'bu kadarı da fazla' dedirtecek kadar çok başarı sığmıştı. Yıllardan beri Edison ve Lort Kel-vin'in alternatif akımın tehlikeleri hakkındaki korkunç iddiaları ile sarsılan Niagara Komisyonu en sonunda, Ekim 1893'de Ni-agara'ya ilk iki jeneratörü kurma şerefinin -kendisinin de tahmin ettiği gibi- Westinghouse firmasına verildiğini duyurmuştu.
Amerikan endüstrisini çok uzun bir süredir ikiye bölen şiddetli akımlar savaşı en sonunda Tesla'nın AC sisteminin ve Westinghouse'un azminin zaferi ile sonuçlanmıştı. Bu sonuca varılmasında hiç şüphesiz ki Chicago Fuarı'ndaki eşsiz görsel şölenlerinin katkısı büyüktü.
Gazeteler ve mühendislik dergileri Tesla'yı selamlıyorlardı. New York Times onun Niagara Şelalesi girişimini olanaklı kılmak gibi "asla unutulmayacak" bir şerefe ulaştığını yazıyordu. Bu başarı dünya basınında da geniş yer kaplıyordu. Montenegro Prensi onu 'Kartal Nişanı' ile onurlandırıyordu. AIEE ise onu Elliott-Cresson madalyasına layık görmüştü. Ve yüce gönüllülüğü tutan Lort Kelvin onun "elektrik bilimine herkesten daha çok katkıda bulunduğunu" söylüyordu.
Pek yakında alternatif akım New York'ta da tramvayların çalıştırılmasında, buharlı trenlerin elektrikle çalışır hale getirilmesinde, hatta Edison'un alt istasyonlarında kullanılmaya başlanacaktı.
Buna karşın Tesla ve Westinghouse mağlupların saldırılarına maruz kalmaya devam ediyorlardı. Şirket açılan yirmi dava ile uğraşmak zorunda kalmıştı -ki bunların arasında yüksek mahkemenin daha önce karara bağladığı bir dava da vardı. Hepsinden de Westinghouse kesin bir zaferle ayrılacaktı. Onlar da General Electric ve diğerleri hakkında zabıt tutturmuş ve bunda da başarılı olmuşlardı. Ama bunca dava kamuoyunun aklını karıştırmaya ve geride mutsuz insanlar bırakmaya başlıyordu. Bir zamanlar Tesla'yı övmekle bitiremeyenler şimdi onu yerden yere vuruyorlardı.
Sonradan AIEE'nin genel başkanı olan ve o dönemi yakından takip eden B. A. Bahrend sahneyi şöyle tanımlıyordu: "Bilgisiz insanlar daima bir uçtan bir diğer uca sürüklenir dururlar. Tesla'yı, aşırı övgü ile halk kahramanı ve kurbanı yaratacak şekilde kutsayan bu adamlar, şimdi de onu en acımasızca alaya alanlar arasına katıldılar."
Bahrend bunda melankolik bir derinlik buluyordu:
"Nikola Tesla'nın mühendislik mesleği ile iştigal edenlerden ve halktan gördüğü bu nankörlük ve adaletsizlikten sonra içinde bulunabileceği durumu tasavvur dahi edemiyorum."
Sırtından bıçaklanmaktan ve boş atışmalardan usanan Tesla, New York'a dönecekti. Artık her zamankinden de fazla kararlıydı, zamanını iyi değerlendirecek ve kendini tümüyle beklemekte olan yarım düzine kadar araştırmaya verecekti.
Yüksek voltaj ekipmanları ile sınırsız olanaklar sunan etkiler elde edebilmeyi başarmıştı. Yapay şimşeği yaratarak yalnızca hava durumunu kontrol edebilmekle kalmayacak, telsiz enerji naklini de olanaklı kılacaktı. Ve bu da dünya çapında bir yayın ağı kurma çalışması ile çakışan bir sonuç olacaktı.
Konik bir bobin sayesinde bir milyon volta yakın bir gerilim elde etmeyi başardığında sevindirici sonuçlar birbiri ardına gelmeye başlamıştı. Yüksek voltaj elde edebilmek için her seferinde daha büyük bir ekipman kurmak zorunda olmadığını, iyi bir tasarımla nispeten küçük ve yoğun bir transformatörle de aynı sonucu elde edebileceğini hissediyordu içten içe. Bu onda bir saplantı halini almıştı ama tek problem de bu değildi.
Olağandışı bir deney bilimin en temel yasalarını hiçe saydığında Tesla keyifli bir şekilde deneyi sonuna kadar götürüyordu. Bazen de oldukça sıra dışı sonuçlar doğuyordu bundan.
Akımın vakumdan iletilmesini sağlayan radyo tüpünün ilk elektronik aygıt olduğu söylenebilir. Bunun ilk örneği Edison tarafından 1883 yılında icat edilen vakum lambadır. Edison Efekti adı ile anılan bu icadı Edison, Sir William Preece, J. A. Fleming, Tesla, Elihu Thomson ve J. J. Thomson gibi bilim insanlarına devretmiştir. J. J. Thomson bu fenomenin negatif elektriğin, ya da elektronların sıcak elementten soğuk elektroda geçmesi sureti ile oluşan emisyon ile ortaya çıktığını düşünmüştü.
Yayınlanan radyo sinyallerini algılamaya çok elverişli olduğunu düşünen Tesla, vakum tüplerini geliştirmeye 1890'ların ilk yıllarında başlamıştı. Daha sonra yanında tam zamanlı olarak bir cam üfleyicisi çalıştırmaya başlayacak ve radyo araştırmalarında ve ışık üretiminde kullanacağı binlerce versiyon geliştirecekti.
Edison'un ve Preece'in çalışmalarını takip eden Fleeming, kullandığı hassasiyeti artırılmış kristal dedektörler ile Edison Efekti'ni radyo sinyallerini algılamaya başarılı bir şekilde uygulayabilmişti. 1907 yılında da Lee De Forest Fleeming'in diyodu-na bir elektrik şebekesi, ya da kontrol elementi ekleyerek -kendi deyimi ile- Audion'u icat edecek ve böylece modern elektronik bilimi yol almaya başlayacaktı.
Tesla da tüm bunlardan uzun bir süre önce elektrik yükünün gazlar içinde istenilen frekansta iletilebildiğini keşfetmişti.
"Frekans yeteri kadar artırılabildiği takdirde değişik bir dağıtım sistemi ortaya çıkacaktır ki bu gaz şirketlerini yakından ilgilendiren bir konudur. Metal borunun yalıtıcı, içine doldurulmuş gazın da iletken işlevi gördüğü bu sistem fosforlu ampulleri, belki de henüz icat edilmemiş aygıtları besleyebilir.
Aslında Tesla'nın tanımını yaptığı, mikrodalga transmisyonunun bir öncüsü idi.
Tesla, keşiflerinin çizdiği yolda en görkemli kavramlarından birini ortaya atacaktı; "dünyevi gece ışığı" yani tüm dünyayı ve onu sarmalayan atmosferi tek bir ışıklandırma gibi aydınlatmanın bir yolu. Teorisine göre, deniz seviyesinin çok üstlerinde bulunan gazlar, havası kısmen tahliye edilmiş tüpler içerisindeki gazlarla benzer özellikler sergiliyordu. Bu sayede de mükemmel bir yüksek-frekans akım iletkeni işlevi görebilirlerdi. Bu fikir yıllar boyu kafasının içinde dönüp dolaşacaktı. Bunun, dar deniz geçitlerinin ve hava alanlarının geceleri daha güvenli olmasının sağlanmasında kullanılabileceğini düşünüyordu. Ya da sokak lambalarına gerek, kalmadan şehirler aydınlatılabilirdi. Tek yapılması gereken doğru bir şekilde atmosferin yüksek tabakalarına, on bin kilometre, belki de daha az bir yüksekliğe yüksek-fre-kanslı akım aktarılması idi. Bu yüksekliğe akımı nasıl verebileceği sorulduğunda bunun aslında pratik açıdan zor olan bir işlem olmadığını söylüyordu. Asla pratikte test etmeden yöntemlerini ifşa etmezdi ve bu projesi de finansman yokluğu nedeni ile rafa kaldırılacaktı.
Gazeteciler de onu sorgulamaktan ve spekülasyonlar yaratmaktan geri kalmıyorlardı. Bazıları moleküler bombardıman tüplerini uzaya ultraviyole ışın demetleri göndermek için kullanacağını, havayı uzak mesafelerde iyonize edeceğini ve onu her türlü yüksek voltajı iletebilecek bir hale getirmeyi planladığını öne sürüyorlardı. Bu sayede istediği yüksekliğe kadar uzanan bir yüksek frekanslı akım gönderebileceği iletken bir yol elde edebileceğini savunuyorlardı. Sonradan büyük (ve kötü talihli) dünya-yayın kulesi Long Island'da inşa edildiğinde, üst platformunun bir dizi ultraviyole lamba alabilecek şekilde tasarlandığı görülecekti. Ama bunun amacı hiçbir zaman öğrenilemeyecekti.
Tesla daha sonra hem dünyayı, hem de atmosferin üst tabakalarını elektrik iletkeni, aradaki hava tabakasını da yalıtkan olarak kullanmayı tasarladığı projesinden söz etmeye başlayacaktı. Bu kombinasyon devasa bir kondansatör meydana getirecekti, yani elektriği depolayan ve boşaltan bir araç elde edilmiş olacaktı. Dünya yüzeyi elektriklendiği zaman yüksek hava tabakası da indüksiyon yolu ile şarj olacaktı. Yerküre dolan ve boşalan bir Leyden Jar'a dönüşecekti. Hem yerkürede, hem de yüksek hava tabakasında akım dolaşması atmosferi aydınlatacaktı. Ama Tesla akımlarını yüksek hava tabakasına nasıl göndermeyi tasarlıyordu, bunu bilemiyoruz.
1892'de Londra'da verdiği seminerlerde sevecenlikle, henüz yeni icat etmiş olduğu çok duyarlı ve tipik bir vakum tüpü açıklamaktaydı. Yüksek frekanslı akımın etkisi ile bu tüpten elektrostatik ve manyetik etkilere garip bir şekilde hassasiyet gösteren bir ışın yayılacaktı. Bu tüp ile ilginç deneyler yapma fırsatını yakalamıştı.
Ampul doğrudan tek bir tele bağlı bulunduğunda ve çevresinde kendisine yakın hiçbir nesne bulunmadığında, Tesla ampule yaklaşarak ışının ampulün zıt yanına gitmesini sağlayabiliyordu. Ampulün çevresinde dolaşmaya başladığında da ışının hep zıt yöne doğru kaçtığını görüyordu. Bazen de ışın ampulün çevresinde çılgınca dönmeye başlıyordu. Küçük bir mıknatıs sayesinde, mıknatısın konumu ile dönüşün hızını azaltıp çoğaltabiliyordu. Ama mıknatısa en duyarlı olduğu noktada elektrostatiğe daha az duyarlılık gösteriyordu. Işında görülebilir bir tepki yaratmadan elinin tek bir kasını dahi oynatamadığını fark etmişti.
Tesla bunun, ışının her yöne eşit şekilde yayılmasını engelleyen camdaki bir eğrilikten meydana geldiğine inanıyordu. Heyecanla bu aracın güç sahalarının doğasını araştırmada çok büyük faydalar sağlayabileceğine inanıyordu.
"Eğer uzayda ölçülebilir bir hareket meydana geliyorsa, bu araç sayesinde tespit edilebilir. Bu, atalet ve sürtünmeden bağımsız bir ışık demetidir" diye düşünüyordu.
"Bunun telgrafta da faydalı uygulamaları olabileceğini zannediyorum. Böyle bir araç sayesinde Atlantik'in ötesine istenilen süratte mesaj gönderilebilir çünkü duyarlılığı o derece yüksek bir seviyede ki, en ufak bir değişiklikten dahi etkilenecektir. Akıntıyı daha yoğun ve dar bir hale getirebildiğimiz takdirde sapmaları fotoğrafa dahi kaydedilebilecektir."
Seminere şöyle bir yorumla nokta koyacaktı; "Bunun mucizevi yanı şudur ki, mevcut bilgi ve deneyim çerçevesinde dünyanın elektrostatik ve manyetik durumunu etkileyebilecek ve hiçbir şey değilse bile, zekayı tespit edebilecek bir deneme daha önce hiç yapılmamıştı..."
Buna karşılık küçük tüpü, uzak mesafelerde meydana gelen elektriksel değişiklikleri, ya da radyo sinyallerini tespit edebilecek bir yapıda değildi. Bu bir merak konusu olarak kalacaktı. Tesla bunu bir dedektör olarak kullanmayı denediğinde, labora-tuvar çalışması dışında kullanışlı olmadığını görecekti.
Ama bugün pek az şey bilinen biyolojik olaylarla bilimin ilgilenmeye başlaması ile birlikte Tesla'nın ilginç vakumu yeni bir ilgi odağı haline gelebilir. Örneğin, bedendeki otonomik fonksiyonların kontrolünde bio-geribesleme tekniklerinde uygulanabileceği düşünülebilir. Ya da belki de, gizemli Kirlian etkisinin anlaşılmasında kullanılabilir. Tesla bobininin yüksek-fre-kans voltajlarıyla eşgüdümlü kullanılan Kirlian fotoğrafçılığı tekniği ile insan aurası üzerindeki bilimsel ilgi de yoğunlaşmıştır. Tesla'nın 1890 yılındaki araştırması göstermiştir ki, yüksek frekanslı akımlar, süper iletkenlik fenomenine benzer bir şekilde, iletken maddelerin üzerlerinde ya da yüzeye çok yakın bölgelerinde hareket etmektedir. Kirlian fotoğrafçılığı ile elde edilen halelerin de, yaşam formlarını çevreleyen bir çeşit "taşıyıcı alan"ın modülasyonu sonucunda ortaya çıktığı öne sürülmektedir. (Akupunktur noktalarının da bu tip enerji alanları ile bağıntılı olduğu düşünülebilir.)
New York'a döndükten sonra Tesla neredeyse bir münzevi hayatı yaşamaya başlamıştı. Ancak en yakın dostları onu labo-ratuvardan alıp çıkarabilecek bir toplumsal bağ işlevi görebiliyordu. Gece yarısı eğlenceleri ve şovları sona ermişti. Robert ve Katharine Johnson onun için endişelenmeye ve sürekli çalışmanın ve eğlenceden bu denli uzak durmanın çöküntüye yol açabileceği konusunda onu uyarmaya başlamışlardı.
Katharine için de 1893 kışı, bu çok alıştığı yoldaşı olmadan geçmek bilmiyordu. Buz gibi bir ocak günü, bir jestine cevap olarak Tesla bir demet çiçek yollamıştı. Tesla Profesör Crookes tarafından kaleme alınmış bir makaleyi gönderebilecek kadar kendisine zaman ayırabilmişti. Yazı Crookes radyometresi üzerineydi. Bu, içindeki hava tahliye edilmiş, bir ampul içinde dönen ve ısı ile çalışan bir değirmendi ve Tesla'ya göre "dünyanın en güzel icadı"ydı.
Bilim ilgilendiği konuların başını çekmese de Katharine bundan çok etkilenmiş ve memnun olmuştu. Fırtınalı bir şubat gecesi Robert'le birlikte şöminenin karşısında oturuyorlar ve sıkılıyorlardı. O an Katharine eline kalemi kağıdı alarak Tesla'ya bir not yazdı ve ulağı ile yolladı: "Bu fırtınalı günlerde neler yapıyorsun Allah aşkına? Biz bu akşam, mesela saat 9'da ya da akşam yemeği için saat yedide bir Allah'ın kulu gelip, bizi neşelendirme lütfunda bulunur mu acaba diye düşünmekteyiz. Ateşin karşısında oturup duruyoruz, gerçi çok rahatız ama iki bizim için çok küçük bir sayı. Kafa dengi olması için sayının mutlaka üçe çıkması gerekiyor, hele hele 'yurdumda' kar yağıyorken. O harika makine hazır durumda mı ve sen de yarın o fotoğrafçıların, flaşların, Juno'nun ve tüm o diğer tanrı ve tanrıçaların curcunası için hazır mısın bakalım? Gel de anlat bize biraz. Seni 7'de ya da 9'da bekliyoruz." Ama ne yazık ki makine hazır durumda değildi ve Johnsonlar, en az Katharine kadar Robert da, hayal kırıklığına uğrayacaklardı.
Daha sonraları, 1894 baharında ise, Tesla'nın deneyleri Johnsonlar'ı, Joseph Jefferson'u, Marion Crawford'u ve Twa-in'i laboratuvarına davet edip, "bedenlerinin içinden yüksek-voltaj kıvılcımları geçirecek" ve gazlı tüp lambaları ile çekilecek ilk fotoğraflara poz verdirecek denli ilerlemişti.
Bütün hayatını bilime adamış olmasına karşın, Johnson'un Century dergisine ünlü Sırp şair Zmaj Jovanoviç üzerine bir makale yazabilecek vakit de bulabilmişti. Ertesi bahar da, yine aynı derginin sayfalarında, kendisinin gözde kahramanı Luka Fili-pov hakkında yazdığı bir makalesi yayımlanacaktı.
Aynı yıl daha ileri bir tarihte (30 Eylül 1894), New York 77-mes'dan John Foord'a kendi elektrik teorisini açıklayan ve bununla birlikte elektrik lambalarında enerjinin yüzde doksanının boşa harcandığı, gelecekte ne telli, ne de telsiz enerji nakline gerek kalacağı fikrini savunan bir makale verdi. "Bu odanın ortasında bir makine yapabilecek kadar" diyordu, "ve bu makinenin başka bir şeyle değil, çevremizde hareket halindeki enerji ile çalıştığını görebilecek kadar uzun yaşamak istiyorum."
Hayatının bu en verimli döneminin aynı zamanda en mutlu dönemi olduğunu tahmin edebilmek için müneccim olmaya gerek yok. Yaklaşan felaketin izleri henüz hayatını alt üst edemiyordu.
Hala aynı tabelada, aynı duyurunun yazılı olduğu eski püskü Gerlach otelinde kalıyordu; antetli bir kağıda, alacalı bulacalı hitap şekliyle Katharine'in yemek davetini en sonunda kabul ettiğini, şöyle yazmıştı:
"Delmonicolar'daki yemek dahi benim için fazla hızlı bir hayat tarzını ifade ediyor ve öyle sanıyorum ki, basit alışkanlıklarımdan vazgeçmek durumunda kalırsam şiddetli bir azap içinde kalacağım. Bunun tek çıkar yolunun davetleri geri çevirmek olduğunun farkındaydım ama öyle sanıyorum ki, -East Hampton'a yapmayı planladığınız kamp gezisine de katılamayacağımı göz önüne alırsak- pek yakında, sizlerin yarenliğinden aldığım büyük zevk benim için bir hayal dahi olamayacaktır. İşte bu nedenledir ki, her türlü muhtemel tehlikeye göğüs gererek ve bunun bilincinde olarak, bu akşamki yemek davetinizi kabul etmek yönünde karşı konulamaz bir arzu duyduğumu sizlere bildirmek isterdim. Her türlü neşenin ve bunları takip edebilecek her nevi hüznün farkında olarak, her zaman..."
1894 Temmuzunda East Hampton'daki Katharine'den kendisini "umutla bekleyen nazik arkadaşlarına böylesi düş kırıklıkları yaratıcı, soğukkanlı telgraflar" gönderdiği için azarlayan cilveli bir mesaj alacaktı. Ayrıca şunları da eklemişti sözlerine: "Benim 'yurdumda' hiç kimse, kendilerini kazandığı onurları ile mutlu etmesini bekleyen arkadaşlarına karşı bu kadar acımasız davranmaz. Ama bunca nazik ve mutlu bir kişi bir arkadaşı reddedemez, ancak onun da kendisi kadar bahtiyar olmasını dileyebilir. Bu kişi'ye benim 'yurdumda' dost denilir." İma ettiği onurlar Columbia Üniversitesi'nden aldığı 'doktor' unvanı ve Sırp Kralı'nın kendisine bahşettiği St. Sava Nişanı idi.
Kısa bir süre sonra Katharine her zamanki taktiğini değiştirecek ve Tesla'yı, beyefendi arkadaşlarından birinin daha davetli olduğu bir yemeğe davet edecekti. Ama Tesla'nın kesin (ve belki de ihtiyatlı) yanıtı değişmeyecek, davetlinin herkesin seveceği bir bayan, örneğin Miss Merington, olması halinde fikrini değiştirebileceğini bildirecekti.
Bir yaz ve arkadaşlarını hemen hiç görmediği bir kış daha geçmek üzereydi. Yoğun bir tempo ile ve kararlılıkla çalışmaya devam ediyordu, zaman zaman deneyleri hiç umulmadık yönlere sapıyordu ama böyle zamanlarda da gülümseyerek, Lort Ray-leigh'ın uzmanlaşma hakkında verdiği açık tavsiyesini hatırlıyordu.
Sonra birdenbire felaket kamçısını şaklattı. 13 Mart 1895 sabahı saat 2:30'da, 33-35 South Fifth Avenue'daki laboratuvarın-da yangın çıkmıştı. İçinde bulunduğu altı katlı bina yerle bir olmuştu, hasar ölçülemeyecek denli büyüktü. Kendisinin ve asistanı Kolman Czito'nun büyük emek sarf ederek yaptıkları deney aletleri bulundukları dördüncü kattan ikinci kata inmişler, erimiş hurda metal yığınına dönmüşlerdi.
Hiçbir şey sigortalı değildi. Olsa bile kayıpları telafi edilemezdi. Bir milyon doların bile deneylerinin sonuçlarını geri getiremeyeceğini söylüyordu. Omuzları çökmüş, bitap ve üzgün bir halde sabahın ilk ışıklan ile birlikte laboratuvarından artakalanların yanından ayrılacak ve nereye gittiğini, zamanın nasıl geçtiğini fark etmeden, düşünmeden soğuk New York sokaklarını arşınlamaya başlayacaktı. Johnsonlar telaşla onu sık sık gittiği yerlerde aramaya koyulmuşlardı.
Dünyanın dört bir yanından gazeteler trajediyi duyuruyorlar-dı: "Bir yaşam boyu süren çalışmanın meyveleri kül oldu." "Dahinin alın teri silindi gitti." Londra'da yayınlanmakta olan Elect-rical World en büyük kaybın mucidin bedensel çöküşü olduğunu yazıyordu. New York Sun'dan Charles A. Dana ise en büyük takdiri dile getiriyordu: "Nikola Tesla'nm laboratuvarının içindeki harikalarla birlikte meydana gelen yıkımı, kişisel bir felaket olmaktan çok uzaktır. Bu, bütün dünyanın talihsizliğidir. Şu kadarını söylemekle kesinlikle abartmış olmayacağız: Bu dünya üzerinde yaşayanlar arasında bu genç beyefendi kadar insanlık için önemli olan kişilerin sayısı bir elin parmakları, belki de tek bir parmağı kadar azdır."
Radyo, telsiz enerji nakli ve güdümlü taşıtlar ya da sonradan X ışınları olarak anılacak efektler konusunda ve endüstri için büyük önem taşıyacak sıvı oksijen konusundaki çalışmalarında geldiği noktayı, ancak yakın asistanları bilebiliyorlardı. Muhtemelen ilk kattaki benzin nedeniyle çıkan yangın sırasında bütün binanın patlamasına yol açan da bu maddeydi.
En sonunda, yangının ertesi günü Katharine tarafından kaleme alınan duygusal bir mektup Tesla'ya kadar ulaşabilecekti. Onu her yerde aradıklarını ve bu "telafi edilemeyecek kaybı" yaşarken ona destek olabilmeyi umduklarını yazıyordu.
"Sanki yer yarıldı da içine girdin... Lütfen seni görmemize izin ver ki bu korkunç düşünce zihinlerimizden şilinsin" diye yalvarıyordu. "Bugün bu felaketin boyutlarını daha içten idrak ettim ve gittikçe artan endişem nedeniyle, sana mektuplarla ile-temeyeceğim gözyaşlarımı dökmekten bitap düştüm, sevgili dostum. Neden hemen bize gelmiyorsun -belki sana yardım edebilirdik, sana destek olamayacak kadar şefkatten yoksun olduğumuzu düşünme..."
Davetlerini yanıtsız bırakan bu garip adamın hayatını ve mutluluğunu bu kadar çok etkilemesi onun için sorun değildi.

10. YANLIŞ BİR KARAR
Tesla ününe rağmen iflasın eşiğine gelmişti. Sahip olduğu tüm birikimini yanan laboratuvardaki araştırma gereçlerine yatırmıştı. Amerika'daki alternatif akım patentlerinden hiç telif hakkı alamıyordu. Westinghouse'dan aldığı maaş da kesilmişti. Tek gelir kaynağı çok fazlı motor ve dinamolar için Almanya'dan gelen telif hakkı ücretiydi, bu da laboratuvarını yeniden kurmasına yetmiyordu.
İçine düştüğü duruma rağmen yılmayacaktı. Araştırmalarının detayları zihninde kayıtlı olduğuna göre bu felaket her şeyin sonu değil, ancak bir gerileme olabilirdi.
Yardımına Uluslararası Niagara Komisyonu finansörü Ed-ward Dean Adams yetişti. Adams mucidi daha önceden tanıyor ve dehasına hayranlık duyuyordu. Adams Tesla'ya, araştırmalarına devam edebilmesi için 500 bin dolar sermayeli bir şirket kurmayı ve 100 bin dolarlık hisse hibe etmeyi teklif etti. Başlangıç için mucit 40 bin dolar alacaktı.
Tesla labotuvar için uygun yeri bulmakta gecikmedi. East Houston Sokağı 46 numarada bulduğu yere hemen telefon bağlattırdı ve kaybettiği makineleri sağlamak için Westinghouse ile görüşmeye başladı.
Westinghouse'un Pittsburg merkezinin yöneticisi Albert Schmid'e şunları yazmıştı: "Eğer olanaklarınız ölçüsünde mümkün olan en kısa zamanda gerekli olanları gemiye yüklerseniz büyük lütufta bulunursunuz... Lütfen hemen elinizdeki en küçük döngüsel çift fazlı transformatörün boyutlarını bildiriniz..."
Ertesi gün, araştırmalarına, özellikle de uluslararası çekişmenin çoktan başladığı telsiz, ya da radyo araştırmalarına devam edememenin verdiği ıstırapla kargonun normal nakliye ile değil en pahalı ekspresle gönderilmesini isteyecekti.
Genel başkan ve genel müdürden ekipmanların gemiye yüklendiğine dair ve ücretlerin elden geldiğince düşük tutulacağına dair güvence almıştı. Ayrıca Tesla, arada sırada, makinelerini gösterilerinde kullanmasının onlar için iyi bir reklam olacağını da hatırlatıyordu.
Bu hassas dönemde Tesla'nın hayatına önemli bir kişi girecekti. Bilim Akademisi'ndeki semineri için hazırlanırken kendisine fener slaytları ve katot tüpleri sağlayan George Scherff adında hevesli ve yeni bir asistanla tanışmıştı.
Başta sekreterliğini yapmakta olan Scherff zamanla finansman ve hukuk danışmanlığı, muhasebecilik, büro yöneticiliği, hissedarlık, yoldaşlık, dostluk ve sıkışık dönemlerde genelde güvenilir bir borç kaynağı olma gibi sorumluluklar yüklenecekti. İyi ve kötü zamanlarda hep amade olan Scherff, Tesla'nın en sadık ve en vazgeçilmez elamanı olmuştu.
Scherff fazla mesaiden, cimri ödüllerden ve patronunun düşüncesiz davranışlarından hiçbir zaman şikayet etmiyordu. Scherff den Tesla'yı zor durumdan kurtarabilmek uğruna kendi ailesine yüz çevirmesi istense buna bile katlanabilirdi. Kendisinin her zaman için sadık görevli Mr. Scherff olarak kalacağı ve hiçbir zaman sosyal bir eş muamelesi görmeyeceği gerçeğini sorgulamaya yeltenmiyordu. Tesla'ya tam anlamıyla tapıyordu, onun hakkında herkesten daha çok şey biliyordu ve söz konusu olan onun kişisel sırları ise mühürlenmiş dudaklarla mezara gitmeyi tercih ederdi. Eğer büyük bir adamın arkasında sadık bir dost aranacaksa, akla ilk gelecek isim George Scherff'dir.
Bu arada pek çok kişi neden bu başarılı erkeğin de arkasında bir kadının olmadığını düşünüp hayıflanmaya devam ediyordu. Önemli kişilerin ülkenin selameti için üremeleri gerektiği düşünülüyordu. Tesla'yı evlenmeye zorlayanlar arasında sadece bulvar gazetelerinin yazarları yoktu. Bilimsel içerikli dergiler de bu kervana katılmışlardı.
Tesla bu konudaki röportajlarında gazetecileri atlatmada uzmanlaşmıştı. Konuyu sürekli bu yana çekmeye çalışan bir muhabir saatler sonra bitkin düşerek pes etmek zorunda kalıyordu. Ama zaman zaman laboratuvarındaki yangını hatırlaması ile do-nuklaşan gözlerine hüzün veren başka bir sorunu olduğu da anlaşılıyordu.
"Korkarım" diye söze başlayacaktı Tesla bu tür sohbetlerin birinde, "bu akşam size pek neşeli bir konuk olamayacağım. Çünkü bugün az kalsın ölüyordum."
Makinelerinden birinden neredeyse 3.5 milyon voltluk bir şok yemişti.
You have read 1 text from Turkish literature.
Next - Tesla Anlaşılamamış Dahi - 08
  • Parts
  • Tesla Anlaşılamamış Dahi - 01
    Total number of words is 3772
    Total number of unique words is 2218
    28.4 of words are in the 2000 most common words
    42.5 of words are in the 5000 most common words
    50.5 of words are in the 8000 most common words
    Each bar represents the percentage of words per 1000 most common words.
  • Tesla Anlaşılamamış Dahi - 02
    Total number of words is 3906
    Total number of unique words is 2163
    28.6 of words are in the 2000 most common words
    40.2 of words are in the 5000 most common words
    47.7 of words are in the 8000 most common words
    Each bar represents the percentage of words per 1000 most common words.
  • Tesla Anlaşılamamış Dahi - 03
    Total number of words is 3901
    Total number of unique words is 2162
    28.6 of words are in the 2000 most common words
    41.5 of words are in the 5000 most common words
    49.1 of words are in the 8000 most common words
    Each bar represents the percentage of words per 1000 most common words.
  • Tesla Anlaşılamamış Dahi - 04
    Total number of words is 3668
    Total number of unique words is 2114
    26.1 of words are in the 2000 most common words
    38.9 of words are in the 5000 most common words
    46.1 of words are in the 8000 most common words
    Each bar represents the percentage of words per 1000 most common words.
  • Tesla Anlaşılamamış Dahi - 05
    Total number of words is 3758
    Total number of unique words is 2094
    24.8 of words are in the 2000 most common words
    35.6 of words are in the 5000 most common words
    42.1 of words are in the 8000 most common words
    Each bar represents the percentage of words per 1000 most common words.
  • Tesla Anlaşılamamış Dahi - 06
    Total number of words is 3707
    Total number of unique words is 2294
    24.7 of words are in the 2000 most common words
    36.0 of words are in the 5000 most common words
    43.1 of words are in the 8000 most common words
    Each bar represents the percentage of words per 1000 most common words.
  • Tesla Anlaşılamamış Dahi - 07
    Total number of words is 3843
    Total number of unique words is 2213
    26.3 of words are in the 2000 most common words
    38.4 of words are in the 5000 most common words
    44.6 of words are in the 8000 most common words
    Each bar represents the percentage of words per 1000 most common words.
  • Tesla Anlaşılamamış Dahi - 08
    Total number of words is 3796
    Total number of unique words is 2194
    26.3 of words are in the 2000 most common words
    38.4 of words are in the 5000 most common words
    45.7 of words are in the 8000 most common words
    Each bar represents the percentage of words per 1000 most common words.
  • Tesla Anlaşılamamış Dahi - 09
    Total number of words is 3717
    Total number of unique words is 2230
    24.2 of words are in the 2000 most common words
    35.8 of words are in the 5000 most common words
    42.8 of words are in the 8000 most common words
    Each bar represents the percentage of words per 1000 most common words.
  • Tesla Anlaşılamamış Dahi - 10
    Total number of words is 3717
    Total number of unique words is 2063
    25.6 of words are in the 2000 most common words
    38.6 of words are in the 5000 most common words
    45.5 of words are in the 8000 most common words
    Each bar represents the percentage of words per 1000 most common words.
  • Tesla Anlaşılamamış Dahi - 11
    Total number of words is 3721
    Total number of unique words is 2073
    24.8 of words are in the 2000 most common words
    36.6 of words are in the 5000 most common words
    44.4 of words are in the 8000 most common words
    Each bar represents the percentage of words per 1000 most common words.
  • Tesla Anlaşılamamış Dahi - 12
    Total number of words is 3651
    Total number of unique words is 2173
    23.7 of words are in the 2000 most common words
    34.6 of words are in the 5000 most common words
    42.1 of words are in the 8000 most common words
    Each bar represents the percentage of words per 1000 most common words.
  • Tesla Anlaşılamamış Dahi - 13
    Total number of words is 3777
    Total number of unique words is 2190
    26.0 of words are in the 2000 most common words
    38.9 of words are in the 5000 most common words
    46.6 of words are in the 8000 most common words
    Each bar represents the percentage of words per 1000 most common words.
  • Tesla Anlaşılamamış Dahi - 14
    Total number of words is 3792
    Total number of unique words is 2128
    27.8 of words are in the 2000 most common words
    40.9 of words are in the 5000 most common words
    48.0 of words are in the 8000 most common words
    Each bar represents the percentage of words per 1000 most common words.
  • Tesla Anlaşılamamış Dahi - 15
    Total number of words is 3699
    Total number of unique words is 2198
    24.0 of words are in the 2000 most common words
    37.1 of words are in the 5000 most common words
    44.6 of words are in the 8000 most common words
    Each bar represents the percentage of words per 1000 most common words.
  • Tesla Anlaşılamamış Dahi - 16
    Total number of words is 3578
    Total number of unique words is 2016
    24.8 of words are in the 2000 most common words
    37.1 of words are in the 5000 most common words
    43.0 of words are in the 8000 most common words
    Each bar represents the percentage of words per 1000 most common words.
  • Tesla Anlaşılamamış Dahi - 17
    Total number of words is 1819
    Total number of unique words is 1110
    26.1 of words are in the 2000 most common words
    35.9 of words are in the 5000 most common words
    40.8 of words are in the 8000 most common words
    Each bar represents the percentage of words per 1000 most common words.