Gılgamış Destanı - 5

Süzlärneñ gomumi sanı 667
Unikal süzlärneñ gomumi sanı 476
36.2 süzlär 2000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
49.7 süzlär 5000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
56.0 süzlär 8000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
Härber sızık iñ yış oçrıy torgan 1000 süzlärneñ protsentnı kürsätä.
italki
(Prof. Landsberger).
(108) 3528 metre kare.
(109) Kamış: bir ölçüdür; yaklaşık üç metre uzunluğundadır.
(110) Geminin bu parçasının ne olduğu açık olarak
anlaşılmıyor; "su kazıkları" diye sözcük sözcüğe çevirdik.
(111) Bu ölçünün ne olduğu belirtilmiyor (Prof.
Landsberger).
(112) Susam yağıdır. Bu yağla güzel börek kızartılır.
Nitekim Nuh peygamber de bununla peksimet kızarttırmış
olduğunu söylüyor (ÇN).
(113) Fırtına Tanrısı.
(114) Şullat ve Haniş: Fırtına Tanrısı'nın yanında
olan iki küçük tanrı.
(115) İra: savaşı ve hastalığı insanların başına saran
bir tanrıdır (Prof. Landsberger).
(116) Korkularından (Çeviren).
(117) Nissir Dağı: Bugünkü Irak ve İran sınırında,
Rumiye Gölü'nün güneyinde bulunan yüksek dağlardan
biri olsa gerekir. Bu yazma, İsrailoğulları yazmasından
ayrılıyor. İsrailoğulları yazmasına göre, Nuh'un gemisi,
Ağrı Dağı'nın üstüne oturmuştur (Prof. Landsberger).
(118) Keli: Suların, bataklıkların, çamurlu tarlaların
ortasındaki kuru yerlere dendiği gibi, su altı olmayan
dik tarlalara da "keli tarla" denir (ÇN).
(119) Ea, insanlara kızıp tufan yapan Enlil'e, bu seslenişiyle
adalet yolunu salık veriyor. Herkesi suçuna göre
cezalandırmayı anımsatıyor. Ve yaptığı tufanla gösterdiği
adaletsizliği Enlil'in yüzüne vuruyor.
(120) Akatçası "Atrahasis" olan sözcüğü böyle çevirdik.
Bu sözcük, Nuh Peygamber'in sanlarından biridir.
(121) Uyumak için çömeliyor ve böylece kendi kendini
zorluyor; ancak, uyku sis gibi soluğunu ona karşı
üflüyor ve uyku, onu soluğuyla boğarak yeniyor (Prof.
Landsberger).
(122) Ekmek sahnesinin anlamı şudur: Utnapiştim,
taşıdığı kan dolayısıyla yarı-tanrı olan Gılgamış'ı, tanrılık
niteliğini göstermesi için, sınava çekiyor. Bu sınav,
Gılgamış'ın bir hafta uykusuz kalmasıdır. Gılgamış,
uyumamak için oturmayıp çömeliyor. Fakat son derece
yorgun olduğundan, hemen uykuya dalıyor. Utnapiştim'in
karısı uyuyan Gılgamış'ın sınavı başaramadığını
görünce, kocasına onu uyandırıp ülkesine geri göndermeyi
salık veriyor. Ancak Utnapiştim, onun da her
insan gibi kötü huylu olduğundan, uyuduğunu yadsıyarak
sonunda bir kavga çıkarmasından çekiniyor ve Gılgamış'ın
ne kadar uyuduğunu kendisine göstermek amacıyla
ortaya bir kanıt koymak istiyor. İşte bundan ötürü,
konuğun günlük ekmek payı, uyumasına karşın pişirilip
başucuna konuyor. Ve konukevlerinde hep yapıldığı
gibi, hesabı da duvara çiziliyor.
Gılgamış, kendisine yüklenen bütün görev günlerini
uykusuz geçireceği yerde, baştan sona uykuyla geçirdikten
sonra, Utnapiştim onu uyandırıyor. Utnapiştim'in
önceden kestirdiği gibi, Gılgamış gerçekten uyuduğunu
yadsıyor; ama, başucuna konan ekmeklerin geçirmiş
olduğu değişimler ve çizilen çizgilerle, uyuduğu
hemen anlaşılıyor. Bunun üzerine, yaşamı aramaktan
vazgeçerek umutsuzluğa kapılıp talihinden yakınıyor
(Prof. Landsberger).
(123) Gılgamış'ın acıklı durumu, Nuh Peygamber'i
üzdüğünden, gemicisi Urşanabi'ye yukarıdaki gibi ileniyor.
Çünkü gemicisi Gılgamış'a yol göstermekle onu
başına bela ediyor.
(124) Nuh Peygamber, Gılgamış'ın kılığını düzelttikten
sonra ülkesine yollamak istediğinden, gemicisine
böyle bir buyruk veriyor (ÇN).
(125) Nuh Peygamber'in karısı, binbir güçlükle
sonsuz yaşamı aramak için kocasının yanına gelen ve
kocası tarafından sırtına güzel bir giysi giydirilip yine
ülkesine geri yollanan Gılgamış'a acıyor ve kocasına
böyle sorduktan sonra Gılgamış'ı geri çağırtıyor.
(126) Yılan; suyun, yaşamın ve sağlığın tanrısı olan
Ningişzida'nın simgesidir. Yılanın çok yaşayan bir hayvan
olması bu otu yemiş olmasına yorulur.
(127) Yer aslanı: Yılanın başka bir adıdır (Prof.
Landsberger).
(128) Bu ağaçtan, özellikle araba dingili yapılırdı.
Nasıl bir ağaç olduğu pek belli değildir (Prof. Landsberger)
(129) Numaralarla gösterilen bölümleme, metnin
kıtalara ayrılmış olduğunu göstermektedir. Bu kıta bölümlemesi,
genellikle Akat şiirine yabancıdır. Buna karşılık,
Sümer koşuğunun bir özelliğidir. Sümerce kıtalar,
denebilir ki, ayrı ayrı sahneler halinde hazırlanmış olurlar.
Her sahne tam bir birlik oluşturur. Ancak, kıtaların
bölümlemesiyle ilgili olayların akışı, kimi zaman kesilir.
Yani olayların arasındaki bağlar, çok kez gözardı
edilmiş olur.
(130) Bu uygun bir çeviri değildir. Doğrusu, günümüzde
ilkellerin kullandığı "bumerang"a benzeyen,
ağaçtan yapılmış bir "atma" silahıdır (Prof. Landsberger).
(131) Okurun da dikkatini çekmiş olduğu gibi, burada
II. kıta sözcüğü sözcüğüne yineleniyor. Bunun anlamı
ve sanatçının bundan amacı, şöyle açıklanabilir:
Engidu'nun yazgısının değişmesi, yani onun ruhlara katılması,
bir yıldırım hızıyla oluyor. Sanki, hiçbir şey olmamış
gibi, yeraltı dünyasında alışılan durum sürüyor
ve yine, hiçbir şey olmamış gibi, Tanrıça Nin-Asu kendi
tanrısal dinginliğini koruyor. İşte böylece, insanın
ölümlülüğü tanrıların değişmeyen ölümsüzlüğüyle bir
karşıtlık oluşturuyor (Prof. Landsberger).
(132) Dağ evi.
(133) Yeraltındaki tatlı su okyanusu (Prof. Landsberger).
( 134) Doğru bir metin onarımı değildir.
(135) Akatça yazmada görüldüğü gibi, Engidu burada
birdenbire Gılgamış'ın arkadaşı oluyor. Bu bölümün
Sümerce özgün metni elimizde olmadığından, değişikliğin
nasıl ortaya çıktığını bilemiyoruz. Acaba bu
değişiklik Sümerce özgün metinde mi vardı; yoksa
Akatlı yazar, her şeye karşın burada, metin üzerinde kesin
bir değişiklik mi yaptı? İşte, söylediğimiz gibi, bunu
anlayamıyoruz (Prof. Landsberger).
(136) Ruhuyla ilgilenilmeyen kimsenin ölüsü:
Kalıtçılarınca, ruhu için adak adanmayan bir ölü demektir (ÇN).
:::::::::::::::::
Sez Törek ädäbiyättän 1 tekst ukıdıgız.
  • Büleklär
  • Gılgamış Destanı - 1
    Süzlärneñ gomumi sanı 3795
    Unikal süzlärneñ gomumi sanı 2023
    30.8 süzlär 2000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    43.2 süzlär 5000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    50.0 süzlär 8000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    Härber sızık iñ yış oçrıy torgan 1000 süzlärneñ protsentnı kürsätä.
  • Gılgamış Destanı - 2
    Süzlärneñ gomumi sanı 3842
    Unikal süzlärneñ gomumi sanı 1815
    29.7 süzlär 2000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    45.4 süzlär 5000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    52.8 süzlär 8000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    Härber sızık iñ yış oçrıy torgan 1000 süzlärneñ protsentnı kürsätä.
  • Gılgamış Destanı - 3
    Süzlärneñ gomumi sanı 3947
    Unikal süzlärneñ gomumi sanı 1731
    31.9 süzlär 2000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    45.4 süzlär 5000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    53.9 süzlär 8000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    Härber sızık iñ yış oçrıy torgan 1000 süzlärneñ protsentnı kürsätä.
  • Gılgamış Destanı - 4
    Süzlärneñ gomumi sanı 3771
    Unikal süzlärneñ gomumi sanı 1927
    29.7 süzlär 2000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    42.3 süzlär 5000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    49.4 süzlär 8000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    Härber sızık iñ yış oçrıy torgan 1000 süzlärneñ protsentnı kürsätä.
  • Gılgamış Destanı - 5
    Süzlärneñ gomumi sanı 667
    Unikal süzlärneñ gomumi sanı 476
    36.2 süzlär 2000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    49.7 süzlär 5000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    56.0 süzlär 8000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    Härber sızık iñ yış oçrıy torgan 1000 süzlärneñ protsentnı kürsätä.