Tesla Anlaşılamamış Dahi - 04

Süzlärneñ gomumi sanı 3668
Unikal süzlärneñ gomumi sanı 2114
26.1 süzlär 2000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
38.9 süzlär 5000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
46.1 süzlär 8000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
Härber sızık iñ yış oçrıy torgan 1000 süzlärneñ protsentnı kürsätä.
ads place
Westinghouse da esaslı işadamlarındandı ama o 'soyguncu baron' gibi politikacıları satın almaya çalışmaz, insanları yolunacak kazlar gibi görmezdi. Onun birincil olarak görüş alanını kaplayan konu Amerika'nın her yanına dalga dalga yüksek voltajlı akım gönderilebilmesini sağlayabilecek potansiyel bir enerji sistemiydi. Tesla gibi o da bir zamanlar büyük Niagara'nın hidroelektrik potansiyelini değerlendirme hayalleri kurmuştu.
Tesla onu laboratuvarına davet etti. Yeni enerji kaynaklan hakkında düşler gören iki züppe adamın frekansları hemen tutmuştu. Tesla'nın laboratuvarı ve atölyesi ilgi çekici aletlerle doluydu. Westinghouse bir makineden diğerine koşuyor, bazen öne kaykılıyor, ellerini dizlerine koyuyor, her şeyi dikkatle inceliyordu; bazen başını hafifçe yana eğiyor alternatif akım motorlarından gelen mırıltıları dinlerken başını zevkle sallıyordu. Birkaç açıklamaya ihtiyacı vardı.
Ne yazık ki belgelenememiş bir hikayeye göre o an Tesla'ya tüm AC motorlarının patenti karşılığında 1 milyon dolar ve ayrıca telif haklarını teklif etmiştir. Böyle bir teklif yapılmış olsa bile muhtemelen sonradan geri çekilmiş olmalı; nitekim Tesla Westinghouse'dan daha sonra kırk patenti karşılığında 60 bin dolar almıştı; bunun 5 bin doları nakit para geri kalan kısmı da 150 hisse senediydi. Westinghouse'un arşiv kayıtlarına göre ise satılan her beygirgücü enerji karşılığında iki buçuk dolar almaktaydı. Birkaç yıl içerisinde bu telif haklarının karşılığı öyle devasa boyutlara ulaşmaya başlayacaktı ki, bu konuda sorunlar baş gösterecekti.
O an için ise Tesla ödemeleri Brown ve şirketin diğer yatırımcıları ile paylaşmak zorunda olduğundan henüz süper zenginler arasına girememişti. Yine de sırtından yırtık pırtık esvabını atmış, Manhattan'in sosyal çevrelerine katılmış olması hoş bir durumdu ve onun için oldukça da baş döndürücüydü.
Westinghouse'un şirketinde tek fazlı sistemini güncellemek için ayda 2 bin dolar karşılığında çalışmayı kabul etmişti. Ek bir gelir kazanacak olması çok iyiydi ama bunun yanı sıra bir de Pittsburg'a taşınması gerekiyordu ki bu da tam New York "400"ün üyelerinden heyecan verici davetler almaya başladığı zamana denk geliyordu. New York'tan ayrıldı ama gözü arkada kalmıştı.
Her yeni sistemde karşılaşılan birçok zorluk onu bekliyordu. Westinghouse'un o zamanlar kullanmakta olduğu 133 devirli akım 60 devir için üretilmiş indüksiyon motoruna uygun değildi. Mühendisleri bu konuda uyarmıştı ama sözünü dinlemeleri için aylar boyunca beyhude ve pahalı deneyler yapmak zorunda kalacaklardı. Bir kere gerektiği gibi çalıştırılınca motor tam da tasarlandığı şekilde işlemeye başlamıştı. O günden beri 60 devir, indüksiyon motorlarında bir standart halini almıştır.
Tesla kısa bir süre içinde kendisi için icatları kadar önemli olan başka bir başarıya daha imzasını atacaktı. 1891 yılının 30 Temmuz günü Amerikan vatandaşlığına kabul edilecekti. Bunun kendisi için bilimsel çalışmalarından daha onur verici olduğunu anlatıyordu arkadaşlarına. Şeref belgeleri çekmecelerinin derinliklerine gömülmeye mahkum olacaktı ama vatandaşlık belgesi her zaman için ofisinin baş köşesindeki yerinde güvende olacaktı.
Birkaç ay sonra Pittsburg'daki işlerini tamamlayacak, fiziksel ve zihinsel bir bitkinlik içinde New York'a dönecekti. Bir şekilde bu birkaç ayının heba olduğunu düşünüyordu çünkü yeni araştırmalar yapıp ilerleyecek zamanı ayıramamıştı kendisine.
Eylül'de Paris'teki Uluslararası Sergi'ye katılmak için yola çıkacak, oradan da amcası Petar Mandiç ile birlikte Hırvatistan'a geçecekti. Petar bir zamanlar Ogulin yakınlarındaki Gomirje manastırında papazlık yapmıştı. Bitkin mucit burada biraz dinlenip sağlığına kavuşacaktı.
Oradan da annesinin ve kız kardeşlerinin ziyaretine gidecekti. Ne yazık ki dul annesinin o zamanlar nasıl şartlarda yaşadığına, ya da Amerika'da para kazanmaya başladıktan sonra Tesla'nın ailesine yardımcı olup olmadığına dair her hangi bir kayıt günümüze ulaşmamıştır.
Edison, Tesla'nın Westinghouse ile birlikte alternatif akım konusunda bir anlaşma yaptığını ilk duyduğunda öfkeden mosmor kesilmişti. En sonunda saflar belirginleşmeye başlamıştı. Pek yakında Edison'un adaları alternatif akımın sözde tehlikelerini çevreye anlatmaya koyulacaklardı. Edison'a göre AC'nin neden olduğu kazalar mutlaka ortaya çıkartılmalı, yoksa ortaya çıkması sağlanmalı ve toplum ivedilikle bu tehlikeye karşı uyarılmalıydı. Akımlar Savaşında söz konusu olan sadece parasal çıkarlar değildi, işin içine fazlasıyla benmerkezci bir dahinin gururu da giriyordu.
Ülke kendisini tamamıyla gelişime kaptırmıştı. Pittsburg'da çelik işleri, Brooklyn'de yeni bir köprü, Manhattan'ın semalarında kuleler vardı. Demiryolları, toprak ve altın doğru zamanda doğru yerde olanlara ve akıllıca yatırımlar yapanlara servetler getiriyordu. Fabrikalarında yaklaşık 3 bin işçi çalıştıran Edison da o zamanlar Amerikalı sanayiciler arasında başı çeken simalar arasındaydı.
Sonradan Edison ve Marconi'ye katılarak Sırp arkadaşına karşı üçlü ittifak oluşturacak olan Michael Pupin de Tesla'ın AC sisteminin üstünlüğünü ilk bakışta fark edenler arasındaydı. Anlattığına bakılırsa, aslında bu yeni teknolojiye sürekli "methiyeler" düzmesinden dolayı Columbia Üniversitesi elektrik mühendisliği fakültesinden atılmasına ramak kalmıştı.
Bir çiftlikte, Sırbistan'ın askeri sınırlarında büyüyen Pupin, Amerika'ya on beş yaşında, cebinde bir nikelle (beş sent) çıkagelmişti (serveti Tesla'dan bir sent daha fazlaydı), ton başına elli sentten kömür çıkartmaya başlamış, sonradan Columbia Üniversitesi ve Cambridge'in burslarını kazanmıştı. Tesla gibi o da Amerika'nın en büyük fizikçilerinden ve elektrik mühendislerinden biri haline gelmişti.
Fakat Pupin elektrik endüstrisinin komutanlarının iyi eğitimli uzmanlara pek ilgi göstermemesinden şikayetçiydi. Tek ilgilendikleri şey, kendi deyişiyle, alternatif akımın kendi doğru akımlarının yerini almamasıydı.
"Tam anlamıyla Amerikan bir düşünce tarzı" diyordu buna taze Amerikalı. "Tüm tarafsız ve zeki uzmanlar biliyorlardı ki her iki sistem birbirini en iyi şekilde tamamlamaktadır."
Westinghouse'un elindeki patentler hakkında, özellikle de kendi mucitlerinin Tesla'dan daha önce davrandıklarını iddia eden rakip şirketler tarafından davalar açılmaya başlanmıştı.
Oturumlar Walter Baily, Marcel Deprez ve Charles S. Bradley adlı mucitler lehine kapanıyordu. General Electric de Tesla'nın patentlerini saf dışı bırakabilmek amacıyla, parlak matematikçileri Charles Steinmetz'in "monosiklik" denilen sistemini resmi işleme tabi tutmuşlardı. Oysa Steinmetz'in kendisi hiçbir zaman Tesla'nın AC sahasındaki üstünlüğünü sorgulamıyordu bile.
Bu tip hareketler insanların kafasını karıştırıyordu, hatta mühendislik dalının kimi uzmanları dahi, neredeyse evrensel bir geçerlilik bulan bu sistemin tamamıyla Tesla'nın eseri olduğundan emin olamıyordu. Bu karmaşıklık, Connecticut Çevre Mahkemesi Hakimi Towsend'in Tesla lehine 1900 yılında verdiği genel ve inandırıcı karara karşın, halen etkisini sürdürmektedir. Hakim Towsend'in sözleri, sırf bu nedenle bile olsa, burada tekrarlanmaya değer:
"Doğa ve bilim sahalarının dizginlenemeyen, sınır tanımayan ve bugüne değin denetim altına alınamamış unsurlarına egemen olmak ve bunlara insanın kullanacağı makineler haline dönüştürecek surette gem vurmak Tesla nın dehasına nasip olmuştur. Arago'nun oyuncağımın bir enerji makinesine; Baily'nin 'laboratuvar deneyinin pratik anlamda başarılı bir motora dönüştürülebileceği fikrini ilk olarak o sunmuştur.
"Başkalarının yıkılmaz duvarlar, aşılmaz akımlar, çelişik güçler olarak algıladıklarını o avcuna almış ve Niagara'nın gücünü uzak şehirlerde kullanışlı motorlar şeklinde değerlendirmiştir."
Bunu mahkemeye intikal eden tüm davaların düştüğüne karar veren bir hüküm olarak kabul edebilirsiniz.
West Orange, New Jersey'de, Edison'un devasa laboratuvarı ile aynı mahallede oturan insanlar evcil hayvanlarının ortadan kaybolmaya başladıklarını fark ettiler. Kısa zamanda bunun nedeni de anlaşılacaktı. Edison çocuklara getirdikleri her bir kedi ve köpek karşılığında yirmi beş sent ödüyordu ve bu hayvanları acımasız deneylerde kasten alternatif akım vererek öldürüyordu. Daha sona bunları üzerlerinde kırmızı harflerle "DİKKAT!" yazılmış broşürlerle halka gösteriyordu. İşin ana fikri şuydu: Eğer insanlar tehlikenin farkına varmazlarsa, Westinghouse tarafından katledileceklerdi.
Edison iki yıl boyunca bu kan davasının zeminini hazırlamıştı. E. H. Johnson'a şöyle yazmıştı: "Ölüm kadar kesin olan bir şey var ki, Westinghouse herhangi bir büyüklükteki sistemini kurduktan sonra altı ay içerisinde bir müşterisi ölecek. Elindeki güç büyük ve bu pratiğe geçirilmeden önce yüzlerce deneye tabi tutulmalı. Ve tehlike hiçbir zaman tam anlamıyla geçmiş olmayacak..."
Şimdi de Westinghouse'u suçluyordu: "Planlarından hiçbiri beni zerre kadar korkutmuyor. Beni asıl endişelendiren, W. tüm ülkeyi propaganda ajanlarına boğabilecek denli büyük bir adam. Her yere eli uzanacaktır ve biz daha ne olup bittiğini anlayamadan bir sürü şirket kuracaktır..."
Gözlerini bu meydan okumaya çeviren Westinghouse başta Edison'un sıkıştırmalarına pek aldırmadı ama en sonunda mücadele için eğitimsel bir kampanya hazırladı. Konuşmalar yapacak, makaleler yazacak, insanların gerçekleri öğrenebilmesi için elinden geleni ardına koymayacaktı.
Westinghouse'un önem verdiği diğer bir olay 1893 yılında yapılacak olan Chicago ve Columbia fuarlarıydı. Tasarımcılar çoktan gözlerini bu olaya çevirmişlerdi. Amerika'nın keşfedilişinin 400. yıldönümünde, Geleceğin Dünyası ve Beyaz Şehir ülkeyi aydınlığa boğacaktı. Bundan daha iyi bir gösteri olanağı zor bulunurdu.
Fakat talihsiz bir şekilde, en iyi kullanım olanaklarını araştırmakla görevli Uluslararası Niagara Komisyonu'nun başkanlığına ünlü bir İngiliz bilim insanı olan Lort Kelvin getirilmişti. O da kendi eski kafalılığı ile doğru akımın tarafını tutmaktaydı.
Komisyon uygulanabilirliğe en yakın proje için 3 bin dolarlık bir değer biçti ve yirmiye yakın öneri aldı. Ancak üç büyük şirketin, Westinghouse, Edison, General Electric ve Thomson-Houston'un iştirakine oy birliğiyle izin verilmemişti. Komisyon, başkanlığını Edward Dean Adams'ın yaptığı New Yorklu, Cataract İnşaat Şirketi adlı bir grup tarafından bir araya getirilmişti. Westinghouse'a göre şirket, "üç bin dolar için yüz bin dolar değerindeki bilgiye ulaşmaya çalışıyordu." İş konuşmaya hazır olduklarında o da önerisini sunacaktı.
Hızlı büyüme dönemlerinde sıklıkla rastlandığı üzere, Wes-tinghouse'un parasal sorunları vardı. Şebekelerini Tesla'nın çok fazlı sistemine uyumlu hale getirmek için tahmin ettiğinden daha büyük meblağlarda para harcamıştı. Ve şimdi, tam da büyüme için sermayeye susamış olduğu bir dönemde, bankerler fazlasıyla eli sıkı davranıyorlardı.
Tek tesellisi Edison'un da başının dertte olmasıydı. Wall Street'te yayılan söylentilere bakılırsa, destek bulamadığı takdirde Edison'un sorunları büyüyecekti. Dertlerini savuşturmak için gittikçe daha da sertleşiyordu. Westinghouse'un hava frenleriyle uğraşmasını çünkü elektrik işinden hiçbir şey anlamadığını söylüyordu.
Edison'un akımlar savaşındaki ilk saldırısı Albany'de parlamenterlerle kulis yaparak elektrik aktarımının 800 voltla sınırlanmasına dair bir yasa çıkartılmasını tasarlamak oldu. Bu şekilde AC'nin durdurulabileceğini düşünüyordu. Ama parlamenterler bu işe pek de sıcak bakmadılar çünkü Westinghouse, Edison'un şirketi ve diğerleri hakkında, New York yasaları uyarınca, komplo tezgahlamaktan dolayı dava açacağını söyleyerek saldırıyı göğüslemişti.
Edison Pittsburg yenilgisini ağız kalabalığı ile savuşturmaya çalışıyordu: "Bu adam delirmiş, eninde sonunda çamura saplanacağı bir uçurtma ile uçmaya çalışıyor."
Gazetelerle, broşürlerle ve kendi sözleriyle nefret dolu bir kampanya başlatan Edison, bununla da yetinmiyor, mideleri kaldırabilen gazetecilere cumartesi gösterileri düzenliyordu. Bunlara, sokaklardan çocuklara para karşılığı toplattığı ürkmüş kedi ve köpeklerin, bir AC jeneratöründen bin voltluk elektrik akımı alan tellere bağlanan metal levha üzerine çıkartılmalarını seyrettiriyordu.
Batchelor da zaman zaman alternatif akımın tehlikelerini sergileyen bu gösterilerin düzenlenmesine yardımcı oluyordu. Bir keresinde titreyen bir hayvancağızı tutmaya çalışırken kendisi de esaslı bir şoka maruz kalmıştı. "Ruhun ve bedenin korkunç bir şekilde ayrılması anının berbat hatırasını... bedenin titreyen liflerine dalan uçsuz bucaksız, aman vermeyen törpünün yarattığı hissi" anlatacaktı. Ama hayvanların kurban edilmesi devam edecekti.
Edison bu savaşa ölümüne, bu kendi ölümü olmasa dahi, girmişti. Kendisi, Samuel Insull ve bir laboratuvar asistanı, birinin ölümü ile Westinghouse'un sırtını yere getirmeyi tasarlamışlardı, bunun öldürücü bir darbe olacağını düşünüyorlardı.
Brown bir dalavereyle, Tesla'nın AC patentlerinden üçünü, Westinghouse'un haberinin olmadığı bir amaçla kullanmak için satın almayı başarmıştı. Brown bundan sonra Sing Sing Cezaevini ziyaret edecekti. Kısa bir süre sonra cezaevi yönetimi artık idam cezalarının asma şeklinde değil elektrik verme şeklinde infaz edileceğini, bunun için de Westinghouse'un telif haklarına dahil olan alternatif akımı kullanacaklarını açıklayacaktı.
İlk infaz gerçekleştirilmeden "profesör" Brown, Edison'un seyyar gösterileri için yollara düşecekti. Sahnede buzağılara ve büyük köpeklere AC elektrik verecekti. Onları "Westinghouse Tarzı" ile öldürdüğünü açıklayacaktı. Etkili bir şekilde Amerikalılara "eşinizin yemekleri bu icatla mı pişirmesini istiyorsunuz?" diye soruyordu.
New York Eyalet Hapishanesi yönetiminin cinayetten hükümlü bir mahkumun elektrik verilerek idam edildiğini açıklaması toplumun endişelerini tetikleyecekti. William Kemmler 6 Ağustos 1890 günü idam edilmişti -Westinghouse Tarzıyla.
Kemmler elektrikli sandalyeye oturtulmuş, şalter indirilmişti. Ama deneylerinde hep zayıf hayvanları kullanmış olan Edison'un mühendisleri yanılmışlardı. Elektrik yükü yeterli değildi ve hükümlü ancak yarı yarıya öldürülebilmişti. Korkunç işlem bir kere daha tekrarlanacaktı. Gözlemcilerden biri bunun "korkunç bir manzara, asmaktan daha beter" olduğunu anlatacaktı.
Westinghouse bu uzun ve kirli kampanya süresince halka, deliller ve tanıklar göstererek AC hakkındaki gerçekleri anlatmaya çalışmıştı. Talihi Cornell Üniversitesinden Profesör Anthony'yi, Columbia'dan Profesör Pupin'i ve diğer pek çok saygıdeğer bilim insanını onun tarafına çekmişti.
Edison'un ortakları işin renginin değişmeye başladığını fark etmişler ve büyük mucidi kendi endüstriyel geleceği açısından büyük bir hata yapmakta olduğu konusunda ikna etmeye çalışmaya başlamışlardı. Ama inatçılık onun zayıf yönlerinden biriydi ve o bunu görmeyi reddediyordu. Ancak yirmi yıl sonra bunun yaptığı en büyük hata olduğunu kabul edecekti. Eninde sonunda en büyük vecizelerinden biri şuydu: "Büyük bir servet edinmek umurumda değil... birisini alt etmek benim için daha önemli..."
Fakat Edison bilimsel hatasını kabul etmeye hazır olmadan uzun süre önce, önceliklerinde değişiklik yapması gerektiğini fark etmişti. Parasal sorunları dağ gibi büyümüştü, ortak bir şirket bulunması artık kaçınılmaz olmuştu.
Diğer yandan Morgan ise, Amerika'nın gelecekteki elektrik endüstrisini, hem AC hem de DC, "zararlı rekabet"i saf dışı bırakarak kontrolüne alma hayali gerçek olmaktan çok da uzak değildi. Demiryollarını, petrolü, kömürü ve çeliği nasıl tek elde topladıysa, aynı taktiği elektrik için de kullanacağı anlamına geliyordu bu. Açıkçası, en çok gelecek vadeden yatırımlar tüm elektrikli aletlerin ve uygulamaların üretimini de kontrol edecekti, daha sonraları "kamu hizmetleri" olarak anılmaya başlanacak ilgili hizmetleri de sağlayacaktı. Tabii bunun için önce Tesla'nın patentlerine sahip olmak gerekiyordu.
Frenzied Finance'dan Thomas Lawson, "State, Broad caddeleri ve Wall Street'teki hisse senedi piyasalarının fare deliklerinden, mahzenlerinden, aşağılık dedikodular yılanlar, solucanlar gibi sürüne sürüne yayılmaya başladı'" diye yazıyordu. "George Westinghouse şirketlerini yanlış yönlendiriyor... George 'Westinghouse General Electric'le birleşmedikçe içinde bulunduğu zor durumdan kurtulamayacak..." Westinghouse'un hisseleri baş aşağı gitmeye başlamıştı."
Lawson kendisinin de bir "hisse senedi piyasaları uzmanı" olarak Westinghouse'a destek olmak üzere çağırıldığını anlatır. Öncelikle bir şekilde birleşme sağlanmalıydı. Westinghouse gerçekten de alternatif akım sistemini bütün ülkeye yayma arzusunu fazla ileri götürmüştü.
Finansal danışmanları birkaç küçük boyutlu şirketle bir birleşme ayarladılar. Bu şirketler arasında U.S. Electric Company ve birleşik bir şirket olan Electric Light Company de vardı. Yeni şirket artık Westinghouse Electric and Manufacturing Company adıyla anılacaktı.
Buna da şükürdü ama bir sorun vardı: Yatırımcı bankerlerle yapılan cömert anlaşma uyarınca Nikola Tesla'nın patent hakları alınacaktı. Bir kaynağa göre Westinghouse Tesla'ya haklan karşılığında avans olarak bir milyon dolar ödemişti. Kontrat imzalandıktan dört yıl sonra patent haklarının 12 milyon dolar değerinde olduğuna yönelik söylentiler yayılmaya başlamıştı. Tesla'nın kendisi başta olmak üzere, gerçek değeri hakkında hiç kimsenin kesin bir fikri yoktu. Uygulamaları çoğaldıkça, alternatif akım sistemi ile çalışan tüm enerji ekipmanları ve motorlarının da patent hakları elde edilecekti. Tesla dünyanın en zengin adamlarından biri olabilirdi.
Yatırımcı banker Westighouse'a telif hakları anlaşmasından kurtulmasını tavsiye etmişti. Aksi takdirde bu yeni yapılanmanın geleceği tehlikeye düşecekti.
Westinghouse bu konuda ayak sürüyordu. Kendisi de bir mucitti ve telif haklarına inanıyordu. Bunun yanı sıra, telif haklarının müşterilerce ödendiğini ve üretim giderlerine dahil edildiğini öne sürüyordu. Ama bankerler ona başka şans tanımamışlardı.
İsteksizce Tesla'yı hayatının en utanç verici görüşmesini yapmak üzere yanına çağıracaktı. (Resmi biyografisinde George Westinghouse bu anekdota hiç yer vermeyecektir.) Tesla ve Westinghouse arasındaki anlaşma her iki adamın da iyi niyetine dayanarak yapılacaktı. Tesla, hiç şüphe yok ki, mahkemeye başvurabilir ve olumlu bir sonuç alabilirdi. Ama bunu Westingho-use'un şirketini kaybetmesi pahasına yapması kime ne kazandırırdı?
Her zaman olduğu gibi Westinghouse hemen sadede gelmişti. Sorunu şöyle açıklayacaktı Tesla'ya: "Kararın Westinghouse şirketinin geleceğini belirleyecektir."
Tesla'nın tüm hayatını çalıştığı yeni alanda yaptığı araştırmalar kaplıyordu. Para, eline geçtikçe kullandığı bir araçtan fazla bir şey ifade etmiyordu onun için. Ama eline ne kadar geçtiğini de pek bilmiyordu. Onun için para yaradığı iş kadar değerliydi, kendi başına bir değeri yoktu.
"Peki, tut ki seninle yaptığım anlaşmadan feragat etmeyi reddettim, o zaman ne yaparsın?" diye sordu Tesla.
Westinghouse ellerini açtı ve şöyle cevap verdi: "Bu durumda bankerlerle görüşmen gerekir çünkü benim hiçbir etkim kalmayacaktır."
"Ve eğer anlaşmadan vazgeçersem, şirketini kurtaracak ve kontrolü elinde tutacaksın. Tüm dünyaya benim çok fazlı sistemimi yayma planlarını uygulamaya devam edeceksin, öyle mi?"
"Senin çok fazlı sisteminin elektrik alanında dünyanın gelmiş geçmiş en önemli buluşu olduğuna inanıyorum" dedi Westinghouse. "Şu anki zor duruma neden olan da benim bu sistemi tüm dünyaya yaymak istememdir. Ama her ne olursa olsun, ülkeyi alternatif akımın temelleri üzerinde yükseltmek planımdan vazgeçmeyeceğim."
Bir iş adamı olmayan Tesla, Westinghouse'un ekonomik durumu hakkındaki değerlendirmelerine itiraz edemezdi ama ona güveni tamdı. "Bay Westinghouse, siz hep benim dostum oldunuz, diğerleri beni önemsemezken siz bana inandınız, yolunuza devam edebilecek kadar cesursunuz. Diğerlerinin cesareti yoktu, oysa siz, kendi mühendisleriniz dahi geleceği sezebilecek kabiliyetten yoksun iken, benimle birlikte ileriyi görebildiniz; hep benim yanımda oldunuz... Şirketinizi kurtaracaksınız. Böylece benim icatlarımı geliştirebilirsiniz. İşte sizin kontratınız ve işte benimki; şimdi her ikisini de yırtıp atacağım ve sizin de başınız benim telif haklarım yüzünden daha fazla ağrımayacak. Bu yeterli mi?"
Westinghouse Şirketi'nin 1897 yılı yıllık kayıtlarına göre Tesla'ya telif haklarının satışı ve daha sonraki ödemelerden vazgeçmesi karşılığında 216.600 dolar ödenmiştir.
Kontratı kırarak Tesla yalnızca halihazırda kazanılan haklarından vazgeçmekle kalmıyor, gelecektekilerden de feragat ediyordu. Gelmiş geçmiş tüm sanayi tarihi süresince, eğer enayilik değilse bile, eşi emsali bulunamayacak türden bir cömertlikti bu. Bir on yıl daha rahat yaşayabilecekti ama neden sonra araştırma geliştirme çalışmaları için gereken para kısılmaya başlanacaktı. Bu şekilde toplum kim bilir ne denli büyük keşiflerden mahrum kalacaktı.
Westinghouse birleşmelerin ve ekonomik yeniden yapılanmanın gerçekleştiği Pittsburg'a döndü. Şirketi dev adımlarla ilerliyordu ve o da Tesla'ya verdiği sözü tutuyordu. Tesla, yıllar sonra Westighouse adına düzenlenen liyakat belgesine şunları yazacaktı: "George Westinghouse, kanaatimce, bu dünyada, o zamanki şartlar altında benim alternatif akım sistemimi alıp önyargıya ve paranın gücüne karşı verdiği savaşı kazanabilecek tek insandı. O görkemli bir karakterin öncüsüydü; Amerika'nın gurur duyması ve tüm insanlığın müteşekkir olması gereken gerçek bir asildi."
Tesla aylar sonra, Westinghouse'un mühendisleri ile yaşadığı fikir ayrılıklarının yanında, alternatif akım buluşları hakkında açılan davalar nedeniyle çöküntü içine girecekti.
Yüzlerce elektrik üreticisi Tesla'nın patentlerini kanunsuzca kullanıyordu ve ne zaman ki Westinghouse hepsini mahkemelerde alt etti, üreticiler Tesla'ya karşı hınç beslemeye başladılar."
Bazı saldırılar basit korsanlıkların da ötesine geçmişti. İddialar Turin Üniversitesi'nden Profesör Galileo Ferraris'in döngü-sel manyetik alanı ilk bulan kişi olduğu yolunda gelişiyordu. Gerçekten de 1885 yılında sorunun çözümü konusunda bazı fikirler vermişti, ama hiçbir ilerleme kaydedememişti. Buna karşılık Tesla döngüsel manyetik alan buluşunu 1882 yılında yapmıştı ve bunu takip eden iki ay içerisinde, daha sonra patentini alacağı aygıtları da içeren, tüm sistemi geliştirmişti. İlk indüksi-yon motorunu da yapmıştı. Ferraris ise bu sisteme uygun çalışabilecek pratik bir motor üretilemeyeceği sonucuna varmıştı.
Buna karşın Londra'da The Electrician dergisi tarafından halka, Ferraris'in yeni bir icatta bulunmak üzere olduğu duyurulmuştu. Editörler Tesla'nın icadını duyduklarında ise, yanlış bir şekilde, Ferraris'ten ilham aldığını yazmışlardı.
Westinghouse ile Edison arasında sürmekte olan amansız mücadele nedeniyle, Edison cephesi Tesla'yı karalamak için ayağına gelen bu fırsatı değerlendirmek üzere elinden geleni yapacaktı. Ferraris konusunda çıkan ama doğru ama yanlış söylentiler de herhangi bir fırsat gibi, değerlendirilmeye değerdi.
İki seçkin göçmen (her ne kadar sonradan Edison'un tarafında güç birliği edeceklerse de) hemen Tesla'yı savunmaya koyulmuşlardı. Steinmetz, Elektrik Mühendisleri Enstitüsü için hazırladığı bir raporda şöyle diyordu: "Ferraris sadece küçük bir oyuncak yapmıştı, neticede manyetik devreleri demir değil hava olmuşlardı, gerçi ikisi arasında pek fark da yok..."
Profesör Michael Pupin de Tesla'ya şunları yazacaktı: "Ferraris balonu rakiplerin tarafından fazlasıyla şişirildi. Ben olayı şöyle görüyorum, Ferraris'in dönen havuzu ile Tesla'nın dönen manyetik sahası arasında dağlar kadar fark var. Bu ikisi arasındaki fark bana göz ardı edilemeyecek kadar büyük görünüyor ve bu konuya parmak basılmalı, işin gerçeği duyurulmalı..."
Araştırmalarına gömülen Tesla'nınsa icatları çevresinde toplanan düşmanca dalgalardan pek haberi yoktu. O şimdi, yepyeni bir elektrik dünyasının içinde yaşıyordu.
Westinghouse ise tanıklık etmekten ve demeçler vermekten arta kalan zamanlarında endüstriyel çevresini önüne geçilmez bir hırsla büyütüyordu. Colorado'da küçük bir madencilik kasabası olan Telluride'de Tesla'nın ilk ticari amaçlı motorları ve jeneratörleri Westinghouse tarafından inşa edilmekteydi. 1891 yılında maden kamplarına elektrik sağlamak amacıyla kurulacaklardı.

6. ALEV KILICI
Dünya, yakasını bıraktığı ve Manhattan'daki laboratuvarında en büyük aşkı elektrik ile ilgilendiği sürece Tesla dünyanın en mutlu insanıydı. 1880'lerin sonunda ve 1890'ların başında kısa da olsa böyle bir dönemin tadını çıkarabilmişti. Ama Amerika ve Avrupa'da tıka basa dolu salonlarda dört konferans verdikten sonra dünyanın en ünlü bilim insanlarından biri haline gelmişti ve özel hayatı bir daha asla eskisi gibi olamayacaktı.
Konferans kürsüsünde, tehlikeli gösteriler için giydiği yüksek mantar tabanlıklarıyla iki metreye ulaşan boyuyla, beyaz giysisi ve kravatıyla garip görünüşlü bir leyleğe benziyordu. Yaptıklarına ısınmaya başladıkça yüksek oktavlı sesi heyecanla daha da yüksek perdeden çıkmaya başlıyordu. Kendilerini akan sözcüklerin ritmine, ışıkların oyununa ve büyüye kaptıran dinleyiciler de transa geçmiş gibi onu izliyorlardı.
Bilimin dili yetersiz kaldığından Tesla görsel efektleri, alevlerin ve ışığın dansına aşık bir ozan gibi anlatıyordu. Gerçekten de Tesla buna, enerjiyi içine emmek kadar önem veriyordu. Bununla beraber teknik detaylar konusunda da eline su dökebilecek nitelikte bir bilim insanı daha bulunamazdı.
Ateş oyunları en azından yirmi kere tekrar ettiği deneylere dayanmaktaydı. Ekipmanların hepsi yeniydi, bizzat kendisi tarafından tasarlanmış ve genellikle kendi atölyesinde üretilmişti. Aynı gösterinin iki kez tekrarlandığına nadiren rastlanırdı.
O günlerin bilimsel terminolojisi yetersiz kaldığı için onun fırça adını verdiği vakumlu bir tüpte hafifçe boşalan ve ışık saçan elektrik yükü aslında elektron ve iyonize olmuş gaz moleküllerinin yaydığı ışınlardı. "Şimdi sizlere siklotronu açıklayacağım" diyemiyordu çünkü böyle bir sözcük henüz yoktu ama açıkladığı ve sergilediği şeyin atom parçalanmasının ilk örneklerinden biri olduğu düşünülüyordu bilgi sahibi kişiler tarafından.
"Şimdi elektron mikroskobunu; kozmik ışınları; radyo vakum tüpünü; X ışınlarını anlatacağım" da diyemiyordu. Audi-on'un müjdecisi olan vakum ampuldü, radyoyu anlatmak için de telsiz deniliyordu, telsizin ortaya çıkmasına ise daha zaman vardı. O laboratuvarında saydam olmayan fotoğraf klişelerinin, görülebilen ve görülemeyen ışıkların tanımını yaparken Röntgen bile X ışınlarının hangi amaçlarla kullanılabileceğinden habersizdi. Ve Tesla "herhangi bir madde yakmadan, hatta kimyasal bir reaksiyona girmeden yanan" alevden bahsederken, muhtemelen, plazma fiziğinin alanına girmiş bulunuyordu.
Amerikan Elektrik Mühendisleri Enstitüsü'nde yaptığı konuşmada şöyle söyleyecekti: "Açıklanamayan şaşılacak olaylar olarak gördüğümüz fenomenlere artık farklı bir gözle bakıyoruz. İndüksiyon bobininin kıvılcımı, akkor lambanın ışıldaması, akımların ve mıknatısların mekanik güçleri artık kavrayışımız ötesinde değiller; eskiden olduğu gibi anlaşılamaz değiller. Tam tersine araştırmalar basit bir mekanizmanın zihnimizde canlanmasını sağlıyor. Halen gerçek doğaları hakkında ancak varsayımlara dayanarak konuşabiliyor olsak da gerçeğin çok da uzaklarda bir yerlerde gizlenmediğini biliyoruz. İçten içe, tam anlamıyla bir kavrayışa vakıf olacağımızı sezinliyoruz. Hala bu güzel olgulara, garip güçlere hayranlık duyuyoruz ama artık biçare değiliz..."
Elektriğin ve manyetizmanın gizemli etkileyiciliğinin, "doğadaki güçler arasında eşi bulunmayan, görünürde dual karakteri; çekimi, itici gücü ve rotasyonuyla, gizemli etmenlerin ilginç hareketliliğiyle" insan zihnini etkilediğini ve harekete geçirdiğini söylüyordu.
Ama tüm bunlar nasıl açıklanabilirdi?
"Göksel nesneler gibi eksenlerinde hareket eden ve fırıl fırıl dönen, gözle görünmeyen bir dünyaya ait olan atomlar, moleküller dönerken muhtemelen beraberlerinde statik eter de, bir başka deyişle statik yük de taşımaktadırlar. Bu bana göre en akla yakın açıklamadır ve araştırmaların çoğundan da bu sonuç çıkmaktadır. Moleküllerin ve eterlerinin dönüşü eter gerilimini ya da elektrostatik gerilimi, ortaya çıkartmaktadır; eter gerilimlerinin eşitlenmesi diğer hareketleri ya da elektrik akımlarını ve yörüngesel hareketler de elektro ve sürekli manyetizma etkilerini yaratmaktadır."
Aynı uzman grup önünde, endüstride devrim yaratan ve çok uzaklardaki evlerin bile aydınlatılabilmesini sağlayan enerji sistemini tanıtmasının üzerinden üç yıl geçmişti. Şimdi de hayretler içindeki aynı topluluğa ışık ve elektriğin doğası üzerine yürüttüğü araştırmalarını anlatıyordu.
Konuştuğu kürsü, içi gaz dolu tüplerden yayılan ışıkla çok çekici bir tarzda aydınlatılmıştı, bazılarının parlaması için fosfor, bazılarında da uranyum kullanmıştı. Bunlar bugünkü floresan lambaların öncüleriydiler. Tesla bunların patentini almayı ya da piyasaya sürmeyi hiç düşünmemişti; gerçekten de pazara ancak elli yıl sonra çıkacaklardı. Söylev için tüplere, tipik bir şekilde, isimler takmıştı. Bunlar arasında yalnızca ünlü bilim insanlarının adları yoktu, bazıları ünlü Sırp şairlerin adlarını almıştı.
Bir masaya dönerek eline narin bir parça aldı. "İşte içindeki hava kısmen boşaltılmış bir cam tüp. Onu elime alıyorum, bedenimin bir parçası yüksek gerilim taşıyan tellerden biriyle temas halinde ve elimdeki tüp de harika bir şekilde yanıyor. Hangi durumda bırakırsam bırakayım, nereye taşırsam taşıyayım, tutabildiğim sürece, yumuşak, hoş ışığı tükenmeyen bir ışıltıyla parıl-damaya devam edecektir."
Sez Törek ädäbiyättän 1 tekst ukıdıgız.
Çirattagı - Tesla Anlaşılamamış Dahi - 05
  • Büleklär
  • Tesla Anlaşılamamış Dahi - 01
    Süzlärneñ gomumi sanı 3772
    Unikal süzlärneñ gomumi sanı 2218
    28.4 süzlär 2000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    42.5 süzlär 5000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    50.5 süzlär 8000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    Härber sızık iñ yış oçrıy torgan 1000 süzlärneñ protsentnı kürsätä.
  • Tesla Anlaşılamamış Dahi - 02
    Süzlärneñ gomumi sanı 3906
    Unikal süzlärneñ gomumi sanı 2163
    28.6 süzlär 2000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    40.2 süzlär 5000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    47.7 süzlär 8000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    Härber sızık iñ yış oçrıy torgan 1000 süzlärneñ protsentnı kürsätä.
  • Tesla Anlaşılamamış Dahi - 03
    Süzlärneñ gomumi sanı 3901
    Unikal süzlärneñ gomumi sanı 2162
    28.6 süzlär 2000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    41.5 süzlär 5000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    49.1 süzlär 8000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    Härber sızık iñ yış oçrıy torgan 1000 süzlärneñ protsentnı kürsätä.
  • Tesla Anlaşılamamış Dahi - 04
    Süzlärneñ gomumi sanı 3668
    Unikal süzlärneñ gomumi sanı 2114
    26.1 süzlär 2000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    38.9 süzlär 5000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    46.1 süzlär 8000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    Härber sızık iñ yış oçrıy torgan 1000 süzlärneñ protsentnı kürsätä.
  • Tesla Anlaşılamamış Dahi - 05
    Süzlärneñ gomumi sanı 3758
    Unikal süzlärneñ gomumi sanı 2094
    24.8 süzlär 2000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    35.6 süzlär 5000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    42.1 süzlär 8000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    Härber sızık iñ yış oçrıy torgan 1000 süzlärneñ protsentnı kürsätä.
  • Tesla Anlaşılamamış Dahi - 06
    Süzlärneñ gomumi sanı 3707
    Unikal süzlärneñ gomumi sanı 2294
    24.7 süzlär 2000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    36.0 süzlär 5000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    43.1 süzlär 8000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    Härber sızık iñ yış oçrıy torgan 1000 süzlärneñ protsentnı kürsätä.
  • Tesla Anlaşılamamış Dahi - 07
    Süzlärneñ gomumi sanı 3843
    Unikal süzlärneñ gomumi sanı 2213
    26.3 süzlär 2000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    38.4 süzlär 5000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    44.6 süzlär 8000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    Härber sızık iñ yış oçrıy torgan 1000 süzlärneñ protsentnı kürsätä.
  • Tesla Anlaşılamamış Dahi - 08
    Süzlärneñ gomumi sanı 3796
    Unikal süzlärneñ gomumi sanı 2194
    26.3 süzlär 2000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    38.4 süzlär 5000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    45.7 süzlär 8000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    Härber sızık iñ yış oçrıy torgan 1000 süzlärneñ protsentnı kürsätä.
  • Tesla Anlaşılamamış Dahi - 09
    Süzlärneñ gomumi sanı 3717
    Unikal süzlärneñ gomumi sanı 2230
    24.2 süzlär 2000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    35.8 süzlär 5000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    42.8 süzlär 8000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    Härber sızık iñ yış oçrıy torgan 1000 süzlärneñ protsentnı kürsätä.
  • Tesla Anlaşılamamış Dahi - 10
    Süzlärneñ gomumi sanı 3717
    Unikal süzlärneñ gomumi sanı 2063
    25.6 süzlär 2000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    38.6 süzlär 5000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    45.5 süzlär 8000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    Härber sızık iñ yış oçrıy torgan 1000 süzlärneñ protsentnı kürsätä.
  • Tesla Anlaşılamamış Dahi - 11
    Süzlärneñ gomumi sanı 3721
    Unikal süzlärneñ gomumi sanı 2073
    24.8 süzlär 2000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    36.6 süzlär 5000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    44.4 süzlär 8000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    Härber sızık iñ yış oçrıy torgan 1000 süzlärneñ protsentnı kürsätä.
  • Tesla Anlaşılamamış Dahi - 12
    Süzlärneñ gomumi sanı 3651
    Unikal süzlärneñ gomumi sanı 2173
    23.7 süzlär 2000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    34.6 süzlär 5000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    42.1 süzlär 8000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    Härber sızık iñ yış oçrıy torgan 1000 süzlärneñ protsentnı kürsätä.
  • Tesla Anlaşılamamış Dahi - 13
    Süzlärneñ gomumi sanı 3777
    Unikal süzlärneñ gomumi sanı 2190
    26.0 süzlär 2000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    38.9 süzlär 5000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    46.6 süzlär 8000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    Härber sızık iñ yış oçrıy torgan 1000 süzlärneñ protsentnı kürsätä.
  • Tesla Anlaşılamamış Dahi - 14
    Süzlärneñ gomumi sanı 3792
    Unikal süzlärneñ gomumi sanı 2128
    27.8 süzlär 2000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    40.9 süzlär 5000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    48.0 süzlär 8000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    Härber sızık iñ yış oçrıy torgan 1000 süzlärneñ protsentnı kürsätä.
  • Tesla Anlaşılamamış Dahi - 15
    Süzlärneñ gomumi sanı 3699
    Unikal süzlärneñ gomumi sanı 2198
    24.0 süzlär 2000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    37.1 süzlär 5000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    44.6 süzlär 8000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    Härber sızık iñ yış oçrıy torgan 1000 süzlärneñ protsentnı kürsätä.
  • Tesla Anlaşılamamış Dahi - 16
    Süzlärneñ gomumi sanı 3578
    Unikal süzlärneñ gomumi sanı 2016
    24.8 süzlär 2000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    37.1 süzlär 5000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    43.0 süzlär 8000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    Härber sızık iñ yış oçrıy torgan 1000 süzlärneñ protsentnı kürsätä.
  • Tesla Anlaşılamamış Dahi - 17
    Süzlärneñ gomumi sanı 1819
    Unikal süzlärneñ gomumi sanı 1110
    26.1 süzlär 2000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    35.9 süzlär 5000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    40.8 süzlär 8000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    Härber sızık iñ yış oçrıy torgan 1000 süzlärneñ protsentnı kürsätä.