Kırmızı Gören Kedi - 12

Süzlärneñ gomumi sanı 1363
Unikal süzlärneñ gomumi sanı 908
38.8 süzlär 2000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
53.2 süzlär 5000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
59.9 süzlär 8000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
Härber sızık iñ yış oçrıy torgan 1000 süzlärneñ protsentnı kürsätä.
ads place
Qwilleran sanki dizleri çözülmüş gibi çöktü. "Koyu bir kahve içmek istiyorum."

"Yalnızca bir dakikanızı rica ediyorum. Hemen kahveniz geliyor."

Avukat odanın mutfak olarak kullanılan küçük bölümüne gitti, Qwilleran da bu arada
zihnindekileri toparlamaya çalıştı. Maus elinde kahveyle döndüğünde biraz daha iyiydi.
Şüphelerini tekrarladı: "İlk olarak, Graham'ların kedisi ortalardan kayboldu, sonra Joy yok
oldu, sonra da William. Bunların hepsini o öldürdü. Bir şeyler yapmamız gerekiyor!"

"Bu akıl almaz bir itham! Kanıtınız nerede sorabilir miyim?

"Somut bir delil yok ama ben biliyorum." Qwilleran sinirli bir biçimde bıyığına dokundu, en
iyisi Koko'nun davranışlarından hiç bahsetmemek diye düşündü. "Aslında" dedi, "yarın,
cinayetle ilgili olarak bir detektifle konuşacağım."

Maus bir elini kaldırdı. "Bir dakika! Bunu yapmadan önce bunun sonuçlarını bir gözden
geçirmemiz gerekiyor."

"Sonuçlar mı? Siz insanların tepkisini toplayacağınızdan mı korkuyorsunuz? Özür dilerim
Maus, ama şu an buna mecburuz."

"Fakat sizi bu... bu korkunç sonuca vardıran nedir? Yani Graham neden..."

"Her şey bunu gösteriyor. Joy yıllardan beri kocasından daha başarılıydı. Son zamanlarda da
kocasını tamamen gölgede bırakacak, mükemmel bir sırlama tekniği bulmuştu. Oysa adamın
dev bir egosu var, bütün ilginin ve başarının onun olmasını istiyordu. Bunun çözümü çok
basitti. Neden karısını öldürmesin, onun bulduğu tekniği kendi yaptığı çömleklere
uygulamasın ve her şeyi kendine mal etmesin? Zaten evlilikleri çok kötü gidiyordu... Neden
olmasın? Size söylüyorum! Gerçek bunlar! Joy ortadan kaybolur kaybolmaz onun yeni
teknikle sulanmış olan bütün çömleklerini ortadan kaldırdı. Onları nerde bulduk biliyor..."


"Beni bağışlayın ama" dedi avukat, Qwilleran’ın sözünü keserek. "Bu vahşi senaryo yorgun
bir zihnin hayal ürünüymüş gibi geliyor bana."

Qwilleran aldırmadan devam etti. "Bu arada Dan, Willi-am'ın kendisinden şüphelendiğini
farketti. Bu yüzden onu susturması gerekiyordu. Kabul etmelisiniz ki, William ortada hiç
neden yokken birdenbire kayboldu.

Avukat inanmayan gözlerle bakıyordu.

"Dahası" diye devam etti gazeteci, "Dan ülkeyi terketmek için hazırlanıyor. Elimizi çabuk
tutmalıyız!"

"Bir soru, eğer yanıtlama lütfunda bulunursanız soracağım: Bana birinci dereceden delil
gösterebilir misiniz?"

"Cesetler mi nerede? Hiç kimse onları bulamayacak. İlk başta onları nehre attığını düşündüm.
Daha sonra o mide bulandırıcı, iğrenç gerçeği buldum -işte bu kitapta buldum!" Qwilleran
tereddüt içerisindeki dinleyicisine doğru kırmızı kitabı salladı. "Eski zamanlarda Çin'de
istemedikleri bebekleri öldürdükten sonra cesetlerini çömlek ocaklarına atarlarmış."

Maus hiç bir tepki göstermedi. Donmuş gibiydi.

"Alt katta bulunan ocaklar iki yüz otuz dereceye kadar ısıtılabiliyor. Cesetler hiçbir zaman
bulunamayacak."

"Dehşet verici!" diye fısıldadı avukat.

"Maus, hatırlıyorsunuz değil mi, geçen hafta tenis kulübü aşırı dumandan şikâyet etmişti.
William ortada bir şeyler döndüğünün farkındaydı. Genellikle çömlekler yirmi dört saat
pişirilir ve daha sonra yine yirmi dört saat soğumaya bırakılırlar. Eğer çok fazla ısıtırsanız
patlar! Atölyenin kapısı kilitli oluyordu ama William Altı Numara'daki gizli delikten
ocakların bulunduğu odayı görebiliyordu. Siz bu gizli deliği hiç görmüş müydünüz?"

Maus başını salladı.

"Bu kitapta bir başka hikâye daha var" dedi Qwilleran. "Olay birkaç yüzyıl önce Çin'de
olmuş. Çömlek fırını yanarken çiftlik hayvanlarından biri yanlışlıkla içeri girmiş ve hayvan
orada yanmış. O fırında pişirilen çömlekler hiç beklenmedik derecede parlak kırmızı
olmuşlar!

Avukat son derece rahatsız bir ifadeyle bakıyordu.

"Joy'un kedisi muhtemelen ilk denemeydi" diye tekrarladı Qwilleran.

Maus, "Kendimi hiç iyi hissetmiyorum. İzin verin bu konuyu sabah konuşalım. Biraz
düşünmem gerekiyor" dedi.

O gece Qwilleran uyumasının imkânsız olduğunu düşündü. Yatıyor, tekrar kalkıyor, okumaya
çalışıyor, dairesinin içinde sürekli volta atıyordu. Koko da uyanık ve kaygılıydı, endişeli
gözlerle Qwilleran'i izliyordu. Qwilleran bir an için viskiyle zom olmayı düşündü, Koko'yla
gözgöze gelince vazgeçti. Sonunda ilaç dolabında öksürük şurubu olabileceğini hatırladı,
güçlü bir sakinleştirici vardı şurubun içinde. Duble doz aldı.

Kısa bir süre içinde rüya göremeyecek kadar derin bir uykuya dalmıştı. Karanlıkta teknelerin
sis kornalarının acı seslerini duymuyordu bile.

İlacın etkisiyle kendinden geçmiş olarak daldığı uykusundan ansızın fırladı ve karanlıkta,
yatakta oturarak bir patlama olmuş olabileceğini düşündü. Bir anda nerede olduğunu hatırladı.
Çömlek fırını infilak etmiş olmalıydı! Uzanarak abajuru yaktı.

Patlama filan olmamıştı -yalnızca bir insan bedeni yere düşmüş, bir sandalye parçalanmış ve
bir kafa seramik yer karolarında parçalanmış, bir pencere camı kırılmıştı. Yerde kana
bulanmış kafasıyla Dan Graham yatıyordu. Adamın bacakları arap saçına dönmüş gri bir yün
yumağının arasına dolanmıştı. Oda dev bir örümcek ağı gibi gri bir yünle örülmüştü.

Koko kitaplığın üzerinde oturuyordu, kulakları dimdik, çekik gözleri lambanın ışığında
kıpkırmızıydı.

"işte, her şey böyle oldu" diye anlatıyordu Qwilleran, Perşembe akşamı, yemeğe çıkmadan
önce Altı Numara'ya gelen Rosemary'ye. Qwilleran yeni takım elbisesini ilk defa giyiyordu,


Rosemary'i Altın Pirzola'ya yemeğe götürecekti. Tartıldığında on kilo verdiğini öğrenmişti.
Ayrıca kendisini on yaş genç hissediyordu.

"Koko senin getirmiş olduğun yün yumağı ile ağ döşeyip tuzak kurmuş. Böylece Dan da
karanlıkta takılıp düştü" diye anlattı Qwilleran.

"Koko'nun yaptığını nereden biliyorsun? Büyük ihtimalle Yum Yum'du" dedi Rosemary.

"Senin kadınsı içgüdülerin karşısında saygıyla eğiliyorum. Lütfen şovenistliğimi affet."

"Dan sana neyle saldıracaktı? Gazetelerden birinde bunun küt bir alet, bir diğerinde ise tahta
bir sopa olduğu yazıyor."

"Asla inanmayacaksın ama o bir oklavaydı! Çömlekçile' rin çömlek kilinin kalın katmanını
biçimlendirmek için kullandığı ağır ahşap bir oklava. Dan bu tuzağa takıldığında, sıkıca
kavradığı oklava da elinden fırladı ve camı kırdı!"

Rosemary şaşkınlıkla başını salladı. "O çok zeki bir adam değildi ama aptal da değildi. Böyle
bir şeyden yakayı kurtarabileceğini düşünmesine şaşırdım doğrusu."

"Ülke dışına çıkmak üzere hazırlanıyordu. Renault'suna valizlerini doldurmuş, sabah erken bir
saatte ayrılacaktı. Kendi sergisiyle ilgili haberleri bile okumadan gidecekti."

Kediler, Rober Maus'un gönderdiği biftek ve istiridye pa-tesini henüz bitirmişlerdi. Masanın
üzerine çıkmışlar, yüzlerini ve patilerini temizliyorlardı. Qwilleran gururla ve minnettarlıkla
onları izledi. Daktilonun üzerindeki kâğıda yazılmış pb'yi hatırladı.

"Yalnızca tek bir konuda yanıldım" diye devam etti. "Wil-liam'ın cesedini bulabildiler. Eğer
Dan tek bir cinayet işlemiş olsaydı, Joy'un sırlama tekniğiyle ün yaparak yükselebilirdi. Ama
William'i, içkisine kurşun oksit katarak zehirleyince işi bitikti artık. Williatn'm cesedini
fırında yakamazdı çünkü fırının içi soğumaya bırakılmış çömleklerle doluydu. Bu yüzden onu
bodrum katındaki kil odasına attı."

Kapı çaldı. Qwilleran Htxie'yi içeri buyur etti.

"Buz şıngırtıları mı duydum acaba?" diye sordu Hixie.

"Basın Kulübü'nün Koko'ya gönderdiği şampanyayı açacaktık. Ve Yum Yum'a da." diye
ekledi Qwilleran, Rosemary'ye bakarak.

Hixie, "Merak ediyorum. Teahandle, Hansblow, vesaire, vesaire, bu işe nasıl tepki
gösterdiler? Televizyon dahil her yerde bu olay var. Bahse girerim artık Maus köşeye sıkıştı!"

"Onun için hayırlı oldu. Avukatlıktan istifa edecek ve her zaman yapmak istediği şeyi
yapacak; bir restoran açacak."

Kapı bir kere daha çalındı. Sinirli ve aceleci bir çalıştı bu. Charlotte Roop dişlerini sıkmış ve
dudaklarını büzmüş, kapıda duruyordu. İçeriye öfkeli adımlarla yürüyerek, "Bay Qwilleran,
bir içki istiyorum. Sert bir şey olsun. Seri olabilir."

"Elbette, Bayan Roop. Sanırım serimiz var. Ya da şampaya alır mıydınız?

"Sinirlerimi yatıştıracak bir şeylere ihtiyacım var." Tu remekte olan elini boğazına götürdü.
"Cennet Aşevleri cirinden ayrıldım. Üstelik de büyük bir moral bozuklu; içerisinde istifa
ettim!"

"Ama işinizi çok severdiniz!" diye karşı çıktı Rosemary. "Ne oldu?" diye sordu Qwilleran.

"Üç patron da" diye titrek bir sesle başladı Charlotte, "son derece saygı duyduğum bu
adamlar, iş hayatımda şu ana kadar karşılaştığım en ahlaksız şeyi yaptılar. Bir konuşmaya
kulak misafiri oldum -elbette istemeden oldu- toplantı odasında.... Bu seri mi? Teşekkür
ederim, Bay Qwilleran." Dikkatlice bir yudum aldı.

"Eee, devam et" dedi Hixie. "Ne işler çeviriyorlardı?"

Charlotte şaşkınlık içerisinde baktı. "Bunu nasıl anlatabilirim? Bunu kelimelere dökmek bile
utanç ve ızdırap veriyor bana... Bay Sorrel'in restoranını, batırmaya çalışanlar bunlarmış!"

Qwilleran. "Cennet Aşevleri, Altın Pirzola'yla aynı kategoride bir yer değil ki. Rekabet
etmelerine gerek yok."

"Altın Pirzola" diye açıkladı Charlotte, "son derece önemli bir noktada, üç otobanın birleştiği
bir köşede bulunuyor. Aşevleri sendikası, brokerler aracılığıyla, bunu satın almaya

çalışıyorlardı ama Bay Sorrel kesinlikle satmak istemedi. Bunun üzerine onlar da alçakça
oyunlara başvurdular. İnanın dehşete düştüm!"

"Mahkemede tanıklık eder misiniz?" dedi Qwilleran.

"Evet, kesinlikle ederim! Onların gangster dostları gözdağı vererek tehdit etseler bile!"

"Seni harcayabilirler" dedi Hixie.

"Eğer Bay Maus bir restoran açarsa, siz orayı yönetebilirsiniz" dedi Rosemary.

Üç hanım sohbete daldılar. Qwilleran yarım kulakla onları dinlerken hoş düşüncelere daldı.
Tatlı sesli Rosemary'den hoşlanıyordu, kendini onun yanında rahat hissediyordu ve birinin
yanında kendini rahat hissedebilmesi de onun için çok önemli olmaya başlamıştı. Joy'la
yaşadığı bu kısacık duygusal birliktelik yalnızca yanlış bir zamanda atılmış yanlış bir adımdı.
Joy'un hatırası çok eski bir döneme aitti. Artık en sevdiği rengin kırmızı olduğunu kesinlikle
düşünmüyordu.

Masadan bir tıkırtı geldi, başını kaldırınca daktilonun klavyesinin üzerinde yürümekte olan
Koko'yu gördü.

"Baksanıza!" diye ciyakladı Hixie. "Daktiloda yazı yazıyor!"

Qwilleran yürüdü ve kâğıda baktı. Gözlüklerini taktı ve tekrar baktı.

"Yiyecek 'bir lokma' bir şey ısmarlıyor" dedi gazeteci. "Maus Evi'ne taşındığımızdan beri
havyarı çok sever oldu."

Koko sağ patisiyle H harfinin, soluyla V'nin, sonra Y ve R'nin üzerine basmıştı.
Sez Törek ädäbiyättän 1 tekst ukıdıgız.
  • Büleklär
  • Kırmızı Gören Kedi - 01
    Süzlärneñ gomumi sanı 3711
    Unikal süzlärneñ gomumi sanı 2068
    30.7 süzlär 2000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    43.6 süzlär 5000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    51.3 süzlär 8000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    Härber sızık iñ yış oçrıy torgan 1000 süzlärneñ protsentnı kürsätä.
  • Kırmızı Gören Kedi - 02
    Süzlärneñ gomumi sanı 3677
    Unikal süzlärneñ gomumi sanı 2009
    31.2 süzlär 2000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    45.6 süzlär 5000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    53.2 süzlär 8000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    Härber sızık iñ yış oçrıy torgan 1000 süzlärneñ protsentnı kürsätä.
  • Kırmızı Gören Kedi - 03
    Süzlärneñ gomumi sanı 3752
    Unikal süzlärneñ gomumi sanı 2047
    32.0 süzlär 2000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    45.9 süzlär 5000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    53.7 süzlär 8000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    Härber sızık iñ yış oçrıy torgan 1000 süzlärneñ protsentnı kürsätä.
  • Kırmızı Gören Kedi - 04
    Süzlärneñ gomumi sanı 3739
    Unikal süzlärneñ gomumi sanı 2025
    32.0 süzlär 2000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    46.1 süzlär 5000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    52.7 süzlär 8000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    Härber sızık iñ yış oçrıy torgan 1000 süzlärneñ protsentnı kürsätä.
  • Kırmızı Gören Kedi - 05
    Süzlärneñ gomumi sanı 3702
    Unikal süzlärneñ gomumi sanı 2058
    31.6 süzlär 2000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    45.1 süzlär 5000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    52.4 süzlär 8000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    Härber sızık iñ yış oçrıy torgan 1000 süzlärneñ protsentnı kürsätä.
  • Kırmızı Gören Kedi - 06
    Süzlärneñ gomumi sanı 3628
    Unikal süzlärneñ gomumi sanı 2013
    31.8 süzlär 2000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    45.4 süzlär 5000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    53.2 süzlär 8000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    Härber sızık iñ yış oçrıy torgan 1000 süzlärneñ protsentnı kürsätä.
  • Kırmızı Gören Kedi - 07
    Süzlärneñ gomumi sanı 3623
    Unikal süzlärneñ gomumi sanı 1992
    32.5 süzlär 2000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    45.1 süzlär 5000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    52.4 süzlär 8000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    Härber sızık iñ yış oçrıy torgan 1000 süzlärneñ protsentnı kürsätä.
  • Kırmızı Gören Kedi - 08
    Süzlärneñ gomumi sanı 3635
    Unikal süzlärneñ gomumi sanı 1941
    33.8 süzlär 2000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    47.4 süzlär 5000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    54.8 süzlär 8000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    Härber sızık iñ yış oçrıy torgan 1000 süzlärneñ protsentnı kürsätä.
  • Kırmızı Gören Kedi - 09
    Süzlärneñ gomumi sanı 3666
    Unikal süzlärneñ gomumi sanı 1984
    32.2 süzlär 2000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    45.6 süzlär 5000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    53.2 süzlär 8000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    Härber sızık iñ yış oçrıy torgan 1000 süzlärneñ protsentnı kürsätä.
  • Kırmızı Gören Kedi - 10
    Süzlärneñ gomumi sanı 3600
    Unikal süzlärneñ gomumi sanı 2087
    31.6 süzlär 2000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    44.2 süzlär 5000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    51.2 süzlär 8000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    Härber sızık iñ yış oçrıy torgan 1000 süzlärneñ protsentnı kürsätä.
  • Kırmızı Gören Kedi - 11
    Süzlärneñ gomumi sanı 3719
    Unikal süzlärneñ gomumi sanı 2034
    32.7 süzlär 2000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    46.7 süzlär 5000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    53.5 süzlär 8000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    Härber sızık iñ yış oçrıy torgan 1000 süzlärneñ protsentnı kürsätä.
  • Kırmızı Gören Kedi - 12
    Süzlärneñ gomumi sanı 1363
    Unikal süzlärneñ gomumi sanı 908
    38.8 süzlär 2000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    53.2 süzlär 5000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    59.9 süzlär 8000 iñ yış oçrıy torgan süzlärgä kerä.
    Härber sızık iñ yış oçrıy torgan 1000 süzlärneñ protsentnı kürsätä.