Şiirler - Seher Kece Türker

ASKER OGLUMA MEKTUP

Dünyaya gelisin bayramdi
Ellerin gözlerin yumuktu
Derdin tasan yoktu
Gülücükler dagitirdin
Herkes sana hayrandi
Adini fisildadik kulagina
Alkislar, ninniler, ezan sesleri...

Sonra büyüdün düse kalka
Hiç farkina varamadik
Okullar birbirini izledi
Basin dikti, alnin açik
Yürüdün yarina ,delikanliydin artik
Anan ve genç kizlar yolunu gözledi

Alkislar, trampetler ve ezan sesleri...
Simdi askersin iste, çaki gibisin
Yurdumun gögsünde taki gibisin
Gururlu ve yasli gözlerim arkanda
Sirtinda asker urbasi, boz yesil
Sanki topragimin rengini giyinmissin
Uzaktan türkü ugultusu geliyor

Davullar, zurnalar ve ezan sesleri..
Hasretin adresi ,benim
Ana yüregini bana sorsunlar
Aciyi, sevinci bana sorsunlar
Dünyayi bir yana
Boz elbiseli resmini bir yana koysunlar
Resimde silah tutan eli
Mardin daglarindan gelen sesi sorsunlar
Devrilen yigitleri bana sorsunlar
Nasil bir yürektir buna dayansin...

Resmin avuçlarimda
Agarti saçlarimda
Seni beklerim ogul sag -salim
Bugulu gözler, ugultulu bas
Ve içimde bitmeyen savas
Davullar, zurnalar, trampetler
Türküler, agitlar, ezan sesleri...

BISIKLETIM

Bu gün yine
Atladim bisikletime
Serçe kuslarini kattim önüme
Rüzgar arkamda
Can sikintisi turuna çiktim
Bu bilmem kaçinci kaçisim
Birakamadim onu bir yerlerde
Bir de diyor ki ozan;
" Sikilirsan at kendini ormana ya da suya"
Yollara düstüm, daglara vurdum
Attim kendimi suya
Olmadi, olmuyor dostum
Ellerin yoksa, bakislarin yoksa
Hele sir dolu sözlerin yoksa
Ben de yok oluyorum

Tadi kalmadi turuncu gün batiminin,
Dalgalar sarkilarini baskalarina söylüyor
Rüzgar kemanini baskalarina çaliyor
Toprakta eskisi gibi kokmuyor
Her telden bir ses geliyor
Ne derler, kulak vermiyorum
Siyahla beyazin bir olup
Dünyayi ters yüz ettigi kiyida bekliyorum
Bekliyorum .Yoksan ; her seyi at gitsin
Can sikintisi, hüzün kuslari , gelin sizinleyim
Bir de sari güllerim, sari güllerim
Sari güllerim..

SENI DE BITIRIYORLAR BENI DE

gök gürler simsek çakar ya hani,
bulutlar yagmur olmak ister, gözleri agirlasir
bir türlü topraga düsemezler ya hani.

çölün kuru dudaklari kenarinda
siyahla beyaz bir olup dünyanin içiyle disini bulustururlar ya
sonra kara toprak ve deniz biter ya hani.

sari renkli dogada sessiz gürültü olursun
sen ve yalnizlik
zaman yürür bilinmeze. Yürür ve her zaman
kazanan mavi olur
sonbaharin renkleri inatlasip dursa da
yuvarlagin kiyisinda

öbek öbek merakli gözlerin bakisina dogru yolculugun baslar ya
kontrol altina alinmamis , yabanil topraklarda
yol alirsin
siste hayalet gibi bir görünür bir kaybolur ya sehir hani.

düsündügünü anlarsin o zaman ve düsüncenin rengini görürsün
haritalarda yollarin tükendigi son noktalara varirsin ya
serüven nerede biter, akil nerede baslar bilemezsin artik.

ölümle raks ediyorum zihnim beni birakip yolculuga çikiyor
aksamlar yürüyor gözlerime zamansiz ,üzgünüm martilar sizi ürküttüm.
yorgun yesilim seni de bitiriyorlar beni de.

SEHIRLI AYSE

I

El bebek gül bebek büyütüldü Ayse
Giyindi gezindi eglendi gönlünce
Ilkokul derken liseli oldu
Arkadasliklar dostluklar kurdu
Hiç haberi olmadan yoksulluktan
Mutluluk ördü yüreginde
Inceden ince
Pembe hayalleri vardi gelecegine
Dil ögrendi iyi egitim aldi
Çalisti hiç usanmadi.
Altin bilezigini koluna takti
Para kazanmaya basladi.


II

Yillar çabucak geçti
Ayse de gençligine eristi
Artik her istegi tamdi
Birde sevdicegi vardi.
Neyi bekleyeceklerdi?
Yuva kurmanin zamani
"Siz istedikten sonra tamam" dedi büyükler
Mutluydular
Hazirliklar basladi el ele
Söz nisan kina gecesi nikah
Ve balayi
Hepsi tamamlandi

III

Sehir ve is yeni gelin dinlemez
Üç gün evlenme izni
Ne oldugunu anlamadan Ayse
Evi isi arasi kosturmaya basladi
Çalisti hiç usanmadi

IV

Evlendi sehirli Ayse
Yuvasi oldu
Ayaklari yerden kesilmisti eteklerinde ziller
Pembe kanatlarini takmis uçuyordu
Önceleri anlayamadi seviyordu kocasini
Evliligi böyle sandi
Akli karisti çevresini inceledikçe.
Paylasacaklardi her zoru kolayi
Sevdigi insanla evlendigi insan ayni degildi
Bunu geç anladi.

V

Elini bir karanliga uzatmisti
Iyi taniyamamisti Kadir'i
Kim kötü yanini gösterir
Saglama almadan isini
Doluya koydu olmadi bosa koydu dolmadi
Yanlislar sardi etrafini
Birde bebegi olsun istiyordu
Istiyordu ya
Üstesinden gelebilir miydi?
Kocasi gönlünü yapiverdi bir gece vakti
"El ele verir büyütürüz yavrumuzu" dedi

VI

Aylar geçti
Eviyle isi arasinda
Bir kizlari oldu dünya tatlisi
"Özlem " dediler adina
Gülücükleri odalarini isitti
Onlari sevgi yumagi yapti.

VII
Bu yasamlarinda bir resim karesiydi
Kisa sürdü
Sehirli Ayse'nin bitti dogum izni
Yavrusunu birakti el eline
Basladi yeniden isine
Yine anlayamadi ne oldugunu
Is kadini ev kadini
Anne es sehirli Ayse
Çalisti hiç usanmadi.

VIII

Sag olsun baba olmustu Kadir'de
Olmustu olmasina ama
Degisen ne vardi onun adina?
Sabah olur gider isine
Aksam ya gelir keyfince
Ya toplantisi olur her gece
As ister temiz giysi düzenli ev
Bir de saglikli es
Biricik kizini arada bir sever
Aglarsa yavru "Sustur sunu"
Der öfkelenir
Bahane ederek çocugun aglamasini
Erkek ya ! Vurur kapiyi gider
Ne yapsin Sehirli Ayse?
Yorgundu mutsuzdu yalnizdi
Kisa zamanda yipranmisti
Karmakarisikti.

IX

Sehir bu canavar ruhlu
Kimini bir lokmada yutar
Kimini renkli isiklari çarpar
Ayse'yi yutmaya hazirlaniyordu
Kadir'i renkli isiklari çarpti
Güzel kadinlar sorumsuz yasam
Gece hayati.

X

Yorgun günün ardindan,
Uykusuz mutsuz yalniz geceler
Ayse'yi hayatindan bezdirdi.
Bu çileye "dur" demeye karar verdi.
"Olmadi olamadi" dedi.
Artik savasmak istemedi.
Degmezdi hayatini zehir etmeye
Ne için mücadele edecekti?
Huy çikar mi can çikmayinca
Gururluydu ayaklari üstünde durabilirdi.
Kimseden beklentisi yoktu
Bir celsede bosandilar
Koca sehir onu yutamayacakti.

XI
Sonunda kizi ve Ayse bas basa kaldi
Sorunlari azaldi huzur buldu
Artik kendine bile vakit kaliyordu
Kalmasina kaliyor ya!
Adina da "Dul Ayse"diyorlardi
Sanki suçluydu
Böyle olmasini ben mi istedim? Diyordu
Diyordu demesine ama
Yine de dul olmasi etrafinda
Kalin kara bir duvar örüyordu
Kendisi bile kendine yabanciydi
Acimasiz yalnizligin boslugun kollarindaydi
Dostlarina ne olmustu?
Neredeydiler?
Yine saskin karmakarisikti.

XII

Iste sehirli kadin
Is kadini ev kadini anne es
Ve
Hiç bir sey dul kadin

XIII

Kadin köyde de kadin sehirde de
Yasanilanlar farkli görünüste
Sehirli Ayse tozlu yollarda yürümedi
Tarla görmedi süt sagmadi
Dudaklari çatlamadi
At arabasina binmedi topuklari nasirlasmadi
Sehrin sokaklarinda kayboldu
Kuma girmedi evine
Metresi vardi Kadir'in lüks evinde
Ayse bir basinaydi kollarinda yavrusu
Bogazinda yutulamayan dügüm
Ve yüreginde
Paramparça düsleri silemedigi anilari

XIV

Neyi degistirir sorunlarin sekli ?
Kadin yine kadin
Köyde ya da sehirde
Yasanilanlar farkli görünüste
Sonuç tipatip ayni degil mi?

YÜREGIM SUSMAK BILMIYOR

Içimde sabah olmuyor
Bahçemde güller açmiyor.
Mehtap da artik çikmiyor
Seninle kaldi aydinliklar

Kendimi gurur dagimdan
Asagi attim, eteklerdeyim
Içimde firtina, çilgin
Yüregim susmak bilmiyor

Sensizlik gurbet oluyor
Yarinlar çabuk gelmiyor
Bense harman oluyorum
Bu nasil sey bilmiyorum

Sabahin seher vaktinde
Aksamin mavi renginde
Yagmurlandim sesinle
Degistim kimse bilmiyor

Bu çikmaz cennet yolunda
Sarhosum, aci içiyorum
Rüzgarin nasil esiyor
Delicesine seviyorum

Gönlümde neler cosuyor
Yetismem mümkün olmuyor
Canima cansin diyorum
Anlatabiliyor muyum?

SENDE ASKTI BENDE TORTU

aklima estiginde
sicacik mevsim kis
kahvemde ilk yudum
avucumda sicakligin
yumusacik
dalgalarin kumsalla öpüsmesi
kanimda kivilcim kor
basima omuz
sigilmayan dehliz kocaman
ve
çikmaz sokak
bir damla mutluluk.

SIIR NEDIR?


Siir nedir? Sorusu bilgisayara " Ne var , ne yok? " sorusunu sormaya benzer. Bu soruyla karsilasanlar patlayabilir. Çünkü ; siir her seydir, hem de hiçbir sey. Yeryüzündeki insan sayisinca siir tanimi vardir.
Tanimi olmayan siir ne zaman nasil basladi? Bu sorunun yaniti da çok. Kimilerine göre ; siiri ilk çaglarda büyücülerin baslattigi, kimilerine göre yazinin bulunusu ile basladigi söyleniyor. Bana göre siir baslamadi.. Hep vardi.
Cevher, önce Fahr-i Alem'i ve onun için kainati yaratmis. Sonra Akl-i küll sonra Nefs-i Küll meydana gelmis. Ve bu ikisinden gökler olusmus. Göklerden, cansiz varliklar sonra bitkiler ve hayvanlar varolmus.
Bana göre ; doganin varolmasiyla siir de varoldu. O zamanlar siir yazilmiyor, yasaniyordu. Alem, bitkileri, hayvanlari ile bir bütündü , hepsi birbirinin parçasiydi ve siiri yasiyorlardi..
Sonra Cennetten insan indi yeryüzüne. En gelismis beyne sahip, düsünebilen canli, insanoglu. Bir süre kendini aradi durdu yeryüzünde. Ariya, kelebege, çiçeklere, akarsuya, agaçlara, gökyüzüne, geceye, gündüze, ilkbahara, hazanlara, kuslara, yagmura, firtinaya, her birinin sesine, sessizligine ve uyum içinde olmalarina hayran kaldi. Ser hos dolasti, dolasti.
Siir, insani etkilemisti. Içinin kipirdanmasina, iç dünyasinin haritasini çikarmasina neden olmustu.Ve zaman akarken insanlar çogaldi, çogaldi. Asik oldu sevdi, sevildi. Gördügü siirlerden esinlenerek sesler çikardi. Türlü türlü davranislar sergilediler, anlastilar, aralarinda konustular. Derken; toplumsal sorunlari basladi. Siirleri göremez, yasayamaz oldular. Unutulmustu, görülmüyordu siir. Karmasanin içinde kendini yasiyordu heyecanla. Iste, siirin unutulmusluk devrinde gelismis bir beyin yaziyi buldu.
Bir gün, biri orta bir yerde, siire rastladi.. Kimsenin görmedigini fark etti. Yüksek sesle siiri okudu. Duyan olmadi. Gördügü güzelligin kaybolacagi endisesine kapildi. Telaslandi. Yazma ihtiyaci hissetti. Ve yazdi. Bakar körler okusun diye. Bakar körler siiri göremedikleri için okumaya basladi. Bir süre sonra; gelismis beyinli canlilar öyle karmasik, sikintili bir dünya yasami olusturdular ki; bakar körler,sagir-kör de oldular. Bu durumda siir kösesine çekildi. ; yine fenâ oldu ,kendini yasamaya basladi . Siir mi insani çarpti , insan mi siir oldu , artik bunun önemi yok. Gerçek olan siir var ve ezelden beridir aramizda yasamakta...
Belki içimizden bazilari ona rastlamistir. Bir bahçenin yakinindan geçerken mis gibi bir koku hisseder ya da içinize isleyen bir ses duyarsiniz. Bu size yetmez. Kokuyu içinize çeke çeke izini sürer, kaynagina ulasirsiniz. Dokunursunuz, koklarsiniz.. Farkina vardiginiz güzelligin seher yeli gibi esip hücrelerinizi doldurmasini, damarlarinizda gezinmesini istersiniz ya. Bu nedir ? Siz bir siire rastladiniz ve fark ettiniz demektir. Yazarsaniz duygularinizi kagida dökmüs olursunuz. Yazdiklariniz zamana meydan okuyup, dilden dile dolasmayi, ayakta kalmayi basarirsa; siir olmus demektir. Ve siz de sair.
Sair olmak sabir ister. Insan ömrü çogu zaman buna yetmez. Olsun, bunun önemi yoktur artik. Sair olanlar ölümsüzlügü yakalamis ruhlar alemine emin olarak göçmüslerdir. Bu göç sadece bir kopustur. Kusaklarin ondan ve siirlerinden söz ettiklerini duyar, görürler. Inaniyorum ki; ruhlari her zaman siirlerin yakinindadir.
Bana göre; zaman zaman duygulara haksizlik ediliyor. Yazilan dizeler siir mi degil mi tartisiliyor. Dizeler, duygular yaralaniyor. Hangi tanima göre siir yargilaniyor. Elestirmenler, gelecek zamandan mi gelmisler. Siirin okulu yok. Duygular ögretilir mi? Birakin yazanlar duygularini özgürce sergilesinler. Birakin rastladiklari siirleri herkese anlatsinlar. Sair olmus mu, olmamis mi hemen belli olmaya bilir.. Neden bazilarimiz dizelerden rahatsiz oluruz ? Bir ata binme imkâni yakalayanlar kendilerini bey mi saniyor ! Bizi gözetleyen biri var. En iyi hakem gelecektir. Yeter ki; güzel Türkçe'mizi yaralamayalim.
Siir, yakinimizda uzagimizda, içimizde , her yerde yasamakta. Onu görebilenler, hissedenler vardir ve her zaman varolacaktir.

BILMECE

Serçe kalmak
Ayni bahçede biteviye
Aramayan gökçe
Öyle durmak islak.

Yasamla ölüm arasi
Ince bir hudut
Ne geçilir ne durulur
Bir bilmece kivir kivir
Karmakarisik.

ANKARA'YA ÖZLEM

günes daglarin üzerinden saçlarini toplarken
alaca karanlikta gözlerime çocuklugum yürür
Yenimahalle'nin bayirini tirmanir
tornete biner Akin Sinemasina dogru
kah "ebe" der sokaktan geçen birine
oyunlari bileklerimi acitir
kah pencerenin önünde serçeler çirpinir
yüzüne gülücük konmus bir kiz bekler kapida
sonra kar iner benek benek kirmizi
Ankara kipir kipir Ankara sisli

günes daglarin üzerinden saçlarini toplarken
alaca karanlikta suramda ilkbaharim gezinir
yokusun en tepesinden
sari badanali evimizin gömme balkonundan
Ankara'yi gözler
gökyüzünün bütün yildizlari
sehre kaçamak yapar günes gidince
yil bin dokuz yüz bilmem kaç
kara trenler var garda ve sen
bayramlar Ankara'da daha güzeldir
Gençlik Parki , Anit-Kabir, sokaklar
bir yanar bir söner
civil civil Ulus Meydani
sonra kar iner benek benek sari
Ankara sakin, Ankara sisli

günes daglarin üzerinden saçlarini toplarken
alacakaranlikta Ankara ayaklanir gözlerime yürür
can suyu olur anilarimin
Yenimahalle Kiz Lisesi adini degistirmis
Ragip Tüzün Caddesi küçülmüs
Bahçeler kamelyasiz
Huzurlu komsularimiz neredeler
Çubuk Baraji'na, Atatürk Orman Çiftligi'ne
piknige gittigimiz o tanidik sen insanlar
Haci Bayram Veli Hazretleri, Ankara Kalesi, Fatih Ilkokulu
yerlerinde duruyor
yorgun evlerin altin pencerelerine takilir bakislarim
ve öylece kalir
eski bir gülüsü, bir rüzgari, bir dost elini
ve seni arar yol yüzlüm
Ankara kalabalik , Ankara bombos
ve sonra kar iner benek benek beyaz
Ankara suskun, Ankara sisli

SAHRA

Uçsuz kum denizin yorgun
Ilgit ilgit sari yelin mahzun
Semsiyeler gölgeler kiyilarini
Vahalar serap, bir rüya seli.

Sahra sahra bu ne durgunluk,
Geceler ayaz ,ebabiller hüzün kusu.

Gün kizil saçlarini toplarken kumdan
Lacivert gökyüzü görünmez yildizdan
Dalya demis sari yesile dura dura
Taslarin kumla oynasir sira sira.

Sahra sahra bu ne suskunluk
Geceler ayaz, ebabiller hüzün kusu.

DICLE BANA BAKTI

Uyumuyor, cosmuyorsun
Bütün cefalar sana akiyor
Sesin kisilmis Mezopotamya'da
Dik durusun acini saklayamiyor
Kiyinda palmiyeler küskün
Boz yesilin sessiz çigligini soluyor.

Anadolu 'da çaglayan sesin kederli
Medeniyet fiskiran tarihin kan yaziyor.
Bir damla gözyasi oldun içime aktin
Mahzun bakisin, bulanik akisin
Türkiyelim içimde sizin kaldi
Dicle bana bakti, ben ona.

SATTÜLARAP

Dicle ile Firat'i derya aliyor
Kiyinda sehitler düsmani imliyor
Agla Sattülarap her yanin kaniyor.

Karanlik kabariyor mevsim renginde
Hüzün çekiyor nefes nefes cigerin
Agla Sattülarap her yanin kaniyor

Sararmis güllerin ötmüyor bülbüller
Hazan kükrüyor ömrünün pembesinde
Agla Sattülarap her yanin kaniyor.

Kaptansiz gemiler limani bekliyor
Yetimin gözleri ufukta uyuyor
Agla Sattülarap her yanin kaniyor.

BAGDAT'LA HASBIHAL

Ey Bagdat duy sesimi, yaz tarihini
Çölü astim, karanliklari agartim
Palmiyenin gölgesinde serinledim
Suyundan içtim buradan ben de geçtim.

Yorgunlugumu Al- Mansur'da biraktim
Kerbela, Küfe , Necef'te soluklandim
Seherde ezan sesiyle uyandim
Hakikatin titresimi ile aydim.

Dicle hüzün akti, Sattülarap gözyasi
Basra kan agliyor, içimde bir sizi
Masalin büyü lambasina el sürdüm
Simbat'i iyi cini bulamadim.

Seni, " Bagdat gibi diyar"i aradim
Fersiz bakisli çocuklarla yaralandim
Basindalar kara dumanlar dumanlar
Kollarinda daglar daglar hazanlar.

Ey Bagdat duy sesimi, yaz tarihini
Geldi heybesi tam takir bir dünyali
Sirtinda koca kamburu, ser hos basi
Suyundan da içti buralardan geçti.

SEVGI EZELDEN

Içindeki sevgiyi sökemezsin
Yerinde baska dal yesertemezsin
Seviyorum diye diye bir yere gidemezsin
Sevginin kökü vardir bitiremezsin.

Içindeki sevgiyi sökemezsin
Zaman geçer , askin küllenir gün olur
Sevgin salinir gönlüne köskü kurulur
Sevginin kökü vardir bitiremezsin.

Içindeki sevgiyi sökemezsin
Devran döner, döner yine filizlenir
Içinden; "git" dersin "çik git ", nafile lal olursun
Sevginin kökü vardir bitiremezsin.

Sevgin ezelden bil ki sökemezsin
Meydan okuyamazsin yüzünde çizgiler
Yeniden düser kor, bosuna "gitme, kal" dersin
Sevginin kökü vardir, bitersin, onu bitiremezsin.

ES DE SAVUS

Sonbaharda bahar
Oksarda geçer
Kis gösterdi kendini
Ey kavak yeli
Eglenme gayri
Gün kavustu ufka
Eseceksen es
Es de savus
Bir de gör
Yapraklarin bir bir
Nasil savruldugunu

GüL KOKULU GöL

Yeryüzünün yanagina yavasça çöküvermis,
Gökten mi akar yerden mi fiskirir su, dolar çukur
Daglarin yerle bulustugu pembe kokulu yerde
Yildiz desenli bohçadan demet demet gül dökülür.

Mavicik berrak yüzünü burusturur ara sira
Gülümseyen dalgalar beyaz gelinligini serer sahile
Dizi dibinde hirçin mavi, kollarinda yorgun yesil
Yüksek kayalarda vatan bekçileri ,ellerinde güller.

Neden insan hep birilerinin önüne geçmek ister
Kendini buzlu suya atan ilk penguen olamazlar
Neden Kaf Dagi'ndan inmez, yerle bir suyun kiyisina
Egridir gölünü kucaklamis daglar, "vatan "diye kükrer.

Gölün tatli suyunda süzülen mutlu alabaliklar
Onlara inat kiyida çiglik çigliga siser kurbagalar
Isparta halilari dillerde, gül ask olmus gönüllerde
Her mevsim mavi yesil huzur bulunur Egridir 'de.

HANGI MEVSIMDEYIZ

Bir zamanlar bütün mevsimler bizimleydi
Disarida firtina varmis
Ya da yagmur yagiyormus
Umurumuzda degildi
Bütün mevsimler bizimleydi
Firtinayi biz çikarirdik
Günes bizimle gülerdi
Bahari baslatir, aniden kisi getirirdik
Güller bize açar, kuslar bizimle söylerdi

Sevdigimiz nergis mevsimi tekrar gelmis
Sokaklarda insanlar üsüyormus
Sonra kardelenler görülmüs
Dereler tasacak diyorlar,
Iste yine o mevsim
Daglar tepeler erguvanlarini giyinmis
Rüzgar da esiyormus yavas yavas

Bilmem neden bu gün bahçedeki
Akasya agacina gözüm takildi
Akasyalar çiçek açmis
Yine akasya mevsimindeyiz
Üsüyorum
Yine sen düstün gönlüme sessizce
Boynum bükük kollarim kirik
Yaniyorum
Söyle canim, ne olur konus
Biz hangi mevsimsiz mevsimdeyiz?

YORGUN SARKI

Ömrüme bir hayat istiyorum
Yillari önemli degil
Yeter ki gün sende baslasin
Gece seninle varolsun

Bir hayat istiyorum
Mevsimi önemli degil
Öyle çok bekledim ki sabirla
Yorgunum artik seni istiyorum

Ask çiçek degil cemre
Kalbe girdi mi sökemezsin
Uzaklasirsan zaman zaman
Sonra "sevgilim" diyemezsin

Firtina koparip içimde
" Canim" diye diye gidemezsin
Al basini gel sari bir sabahla
Yorgunum artik seni bekliyorum.

BENDE ZAMAN SEN

Sabahin hayat verici serinligi
Gecenin mahmurlugunu sildi
Safak canlaniyor
Kuslar of kuslar
Ben seni düsünüyorum

Günes gecenin gergin tüllerini yirtti
Dogu kor yigini tutusuyor
Gölgeler çekildi allar morlar belirdi
Sesler of sesler
Ben seni düsünüyorum

Aksamin karanligi tirmanirken
Sari saçlar daglara serildi
Ufuk kor yigini tutusuyor
Gölgeler of gölgeler
Ben seni düsünüyorum

Dolunay sinsice gözlerime yürüdü
Lacivert bir gece günün bitiminde
Sensiz ,sessiz, ayaz, yaniyor yüregim.
Yildizlar of yildizlar
Ben yine sende seni düsünüyorum.

BILIYOR MUSUN?

Dün geceydi
Seni koynuma aldim gizlice
Güçlendim isindim nefesinle
Haberdar etmekten utandim
Pembe kanatli kelebekleri uçurmadim.

Dün geceydi
Sormadan yanima aldim seni
Gögsünde soluklandi yorgun bedenim
Korktum haber uçuramadim
Kimseler duymasin dillere dolanmasin.

Dün gece
Sende benimle olmaliydin
Bahari yeniden yasamaliydin
Susma, bir sey de söyleme sakin
Gecenin gizemini sorgulama
Duyabilirim suskunlugun çigligini .

Dün geceydi
Sen yanimdaydin
Daginikti kararsizdi gece
Farkli olamadim kanatlarimi takamadim
Ya istemezsen sitemler dökersen

Öyle ya da böyle
Biliyor musun dün gece benimleydin.

DÖRTLEME 2

Dondu kara karede yaz günlerim
Yarinlara kalmadi hiç hevesim
Bildigim telasli çaresizligim
Bir kör kuyuda karmakarisigim.
SONSUZLUK

Siirler suskun bekliyor
Sarkilar çiglik çiglik
Ne siirde sarkilar
Ne sarkida siirler

Gönüller ilkbaharda
Yasamsa bag bozumu
Ask yerlerde sürünüyor
Sevgi yaprak döküyor .

GECE VE YAZ
Denize inmis
Sehrin sahte isiklari
Suyla oynasiyor
Alaca
Gece mavisinde gök
Ay sahte, suda
Balikçilar ag atiyor
Usulca
Yakamozlar peslerinde
Gülücükler sahte
Sevgiler sahte
Göstermelik dostluklar
Gece kusu av pesinde
Tan agarsa artik
Günes de sarmasa sicacik
Zaten her sey sahte.

ZORLU ASK

Nasil anlatilir
Kalbimin baska attigi
Bir sicakligin basimi sardigi
Içime çisil çisil yagmurun yagdigi
Nasil söylenir
Gözlerinden mehtabin dogdugu
Samanyolu'nda yürüdügüm
Safakta umutlarimin yikandigi.

Ey büyük ask
Sirasi miydi simdi gelmenin
Kaç bahar geçti nerelerdeydiniz?
Geregi kalmadi gelmenin derken
Neden karli günleri seçtiniz ?

Baharin kis olsun demek geliyor
Dilim varmiyor
Ellerim ayazda kardelen
Bir kor var ki; çilgin, içimde
Ha tutustu ha tutusacak
Ey büyük ask
Ne yaptin bana böyle
Sirasi miydi simdi gelmenin
Kaç bahar bekledim nerelerdeydiniz ?

GÖZDE ZAMAN

Derin bakislari gözlerimde mana arardi
"Bizim zamanimizda bir baskaydi insanlar
Sicacik sokaklar, kalabalikti gülümseyen
Bayramlarimiz vardi ellerimizde yasayan
Türkülerimiz vardi yüregimizi costuran
Selam gelirdi uzaklardan baskaydi buralar"
Derdi babam anneme kederli.

Benim zamanimda sizinki gibiydi
Sicacik sokaklar kalabalikti gülümseyen
Sevda türkülerimiz vardi her birimizin
Sizi yok saydigimiz bizim zamanimizda
Bir baskaydi buralar sormayin gitsin
Bir çirpida akti gitti deli kanimiz
Biz de arar olduk sizin gibi eskiyi.

Ey deli kanlilar
Simdi zaman sizin
Duyamiyor tutamiyoruz annem babam gibi
Sicak ayaz geceler sizin gülen bahar da
Türküler sizi söylüyor sizler birer baglama
Eskiden bizi çigirdigi gibi.
Degisen zaman mi onun ne günahi var
Geçen bahardi bir solukta tutulamayan
Biz zamanimizi yasadik herkesten gizli
Siz bizi yasiyorsunuz
Diyelim bizden habersiz
Haberiniz ola ki
Gözde zaman sizde konuk simdilik.

Click or select a word or words to search the definition